Kendinizi Bilin
Kendinizi kaygı dolu hissettiğinizde kendinizi bir şeyler nedeniyle azarlayıp suçluyorsunuz demektir. Yaptığınız ya da yapmadığınız bir şey nedeniyle kendinizi suçluyorsunuzdur. İçinizdeki kaygının büyüyüp artması için her zaman bir takım sebepler bulursunuz, lakin kaygı sizin kendinizin yarattığı bir şeydir.
Kaygı hissinden kurtulmak istediğinizi söylüyorsunuz. Peki o halde neden ondan kurtulmuyorsunuz?
Kaygılar kendi kendilerine sizi ziyarete gelmezler. Siz onları buyur edersiniz. Davetiyeyi siz gönderirsiniz. İçinizdeki bir yerlerde küçük ya da büyük olsun bir cezaya ihtiyacınızın olduğu fikri vardır ve böylelikle başınızın etini yemeye başlarsınız, dolayısıyla kendinize yönelik bir memnuniyetsizlik hissi yaratır ve kendinizi kaygı kisvesi altında kamçılamaya başlarsınız. Kaygı hissi kendi kendine yol almaz. Onun bir ev sahibine ihtiyacı vardır. Kaygı içinde olduğunuzda bu hissin ev sahibinin kendiniz olduğunu bilin. Kaygı sizin davetiniz üzerine gelmiş bir misafirdir. Bir misafir siz istediğiniz sürece sizde kalabilir. Kendi kaygı hislerinizin belirleyicisi sizsinizdir. Kaygı sizin bebeğinizdir. Kaygı başka bir yerlerden çıkıp gelmez. Sizden kaynak bulur.
Bir seçeneğiniz vardır. Kaygı farkında olmaksızın kendi kendine gelmez size. Burada sizin işbirliğiniz vardır. Kaygınız kendi kendini güçlendiren bir yapıdadır. Siz ona ne kadar güç verirseniz o da o denli güç kazanır veya kaybeder. Kaygı masumdur. Siz öyle olmadığını düşünürsünüz ve böylelikle ona destek verir ve kendinize suç ortağı yaparsınız. Onu siz büyütüp yetiştirirsiniz. Kaygıyı bulmak konusunda çok atiksinizdir.
Aslında kaygı sizi ziyarete gelmez. Siz onu ziyaret edersiniz. Onu kendinizde tutarsınız.
Eğer kaygıyla olan işinizi gerçekten bitirmek istiyorsanız bitirin o halde. Başka şeylere yatırım yapıp güç verin.
Huzura yatırım yapın. Kutsamalara yatırım yapın. Güvence yatırım yapın. Ne boyutta olurlarsa olsunlar, mevcut olsunlar ya da olmasınlar hatalarınızın su götürmez bir nitelikte olduğuna dair kendinizden emin olabilirsiniz. Siz hatanızı fark edene kadar o çoktan yol almıştır lakin. Hataların kendi yaşam süreleri vardır. Bırakın çekip gitsin onlar. Hatalar üzerinde çok fazla kafa yormayın. Küçük şeylerdir onlar. Kaygı duymayı gerektirmezler.
Çorbaya çok fazla tuz koymuşsanız şayet ne olmuş yani? Biraz patates ekleyin. Çorbaya yeterince tuz koymadıysanız şayet ne olmuş yani? Biraz daha tuz ekleyin. Bunlarla ilgili kendinizi strese sokmayın.
Hangi gerekçeye istinaden kaygının mimarı haline geliyorsunuz ki? Kaygılara bir tekme atın. Hiçbir şekilde size ait değildir onlar. Kaygılar sürekli işinize burnunu sokan mütecavizlerdir. Kaygıların hayatınızda ne yeri ne de işi vardır. Hiçbir yere ait değildir onlar. Beş paralık değerleri yoktur.
Fakat siz canlarım, dünyadaki tüm altınların ve Cennet’teki tüm sevginin değerindesiniz. Bir daha asla o işe yaramaz serseri kaygıları başınıza dert etmeyin. Ne kadar da aptalca bir şeydir bunu yapmak. Ne size ne de Bana bir faydası vardır. Kaygılar sadece kendilerine hizmet ederler.
Kendinize yönelik daha hakiki bir resim oluşturun. O eski resmi elinizde tutmayın. Fırlatıp atın onu, böylelikle tüm o kaygılar da o eski resimle birlikte çekip gideceklerdir.
Kendinize yönelik resminiz benim sizi düşündüğüm resimle bire bir örtüşmediği mühletçe o resmi elinizde tutmayın. Tüm o eski fotoğraflarınızı atın gitsin ve onları elde tutmayı bırakın.
Yeni bir fotoğraf makinesi edinin. Kendinize yönelik olarak yeni bir değer biçme bilinci geliştirin. Bunu Benden öğrenin, çünkü sizin değerinizi biliyorum Ben, Benim için ne kadar değerli olduğunuzu biliyorum Ben.
Kaygının panzehiri yeni bir fotoğraftır. Fotoğrafınızı Ben çekeyim. Ne gördüğümü size de göstereyim. Size verdiğim resmi kabul edin. Size kutsal bir resim veriyorum Ben. Tamlığınızın resmini veriyorum size ve ona Benim diyorum. Siz Benimsiniz. Ne yarattığımı biliyorum Ben. Sizden de aynı şeyi bilmenizi istiyorum.
Şununla yüzleşelim. Ben sizi sizden çok daha iyi tanıyorum. Kaygılara müsaade çıkardığınız zaman kendinizi hiç mi hiç bilmediğinizi ortaya koymuş oluyorsunuz sadece.
Translated by: Engin Zeyn...Permanent link to this Heavenletter: https://heavenletters.org/kendinizi-bilin.html - Thank you for including this when publishing this Heavenletter elsewhere.
Your generosity keeps giving by keeping the lights on

