Kardeşinizin hamisi değil misiniz?

God said:

Parayı düşünürken, onunla alakadar olurken kendinizi çıkmaza sokarsınız. Çoğu zaman, parayı düşünürken onun yokluğundan yakınırsınız. Gayet masum bir şekilde kendinizi “ihtiyaç” moduna ayarlarsınız. Yeterince paranız olduğunu ne zaman hissedeceksiniz aziz çocuklarım?

Hayatınızın esası para değildir. Onun bir rahatlık vasıtası olması murad edilmiştir. Kağıdı taşımak altın taşımaktan daha kolaydır. Kağıt cebinizde daha az yer kaplar. Hoş bir rahatlıktır bu. Paranın, hayatınızın odak noktası olması murad edilmez. Ne kadar kazandığınız, ne kadar tasarrufta bulunduğunuz ya da ne kadar kaybettiğiniz gerçek varlığınızın kriterleri değildir.

Fakat yine de cömert ya da cimri olmanız, onu elde tutmaya çalışmanız veya serbest bırakmanız yani parayı nasıl harcadığınız sizi açığa vurmaktadır. Parayla aranızdaki ilişki hayatla ilişkinize yönelik bir metafor oluşturabilir. Parayla olan ilişkiniz, sevgiye yönelik tutumunuzu yansıtabilir.

Bu, sevgiye yönelik bir tutum belirlenmesi, sevginin bir mevzu olarak ele alınması gerektiği anlamında değildir. Sevgi sadece olmalıdır.

Çok parası olan ve onu harcama konusunda son derece isteksizlik duyan bazı kişiler vardır. Bu kimseler kendileri oldukları için sevilmek isterler. İnsanların onları sadece paraları için sevmelerinden korkarlar. Ve tabii ki bunu yapacak insanlar da vardır dünyada.

Para konusunda çok cömert olan kişiler de vardır, bu kişiler bunu sevilmek için bir yol olarak görürler. Bir anlamda parayı satın almaktadır onlar, çünkü sevginin değerini öğrenmeleri gerekmektedir.

Ve tabii “Üç Ayı” hikayesinde olduğu gibi, bir de doğruyu bulmuş olan vardır. Dünyayı besleyip zenginleştirmekten başka hiçbir niyeti olmaksızın cömerttir o. Tıpkı hayatı gibi, parası da sadece ona ait değildir. Onun bile değildir, anlıyor musunuz? Paranın, teşhir etmek, elde tutmak ya da harcamak için bile dahi olsa ona ait olmadığının farkındadır o. Ona miras kılınmış bu paranın Bana ait olduğunun idrakındadır. Bir muhasebeci konumunda olduğunun bilincindedir. Parayı Benim için taşır. Sahip olduğu paranın bir armağan olduğunu, bu armağanı aktarması gerektiğini bilir. Özgürce bahşedendir o.

Kendini borçlu hissettiği için değildir bu. Varlığını bağışlaması bir mecburiyet hissinden dolayı değildir. Mesuliyet hissi, mecburiyet hissinden farklıdır. Tutumunun nedeni, ödemesi gereken borçlarının olması değildir. Bu şöyle bir şeydir: Para onun kendi mülkiyetinde değildir, fakat üzerinde söz hakkı vardır ve onu kainatın hayrına harcamayı istemektedir o; çünkü kainattaki yeri burasıdır. Yaptıklarının öneminin bilincindedir. Dünyayı değiştirmekte olduğunun farkındadır. Bağışlarının Bana yönelik olduğunun idrakındadır.

Bazen en verici olanlar, en az şeye sahip olanlardır. Fakat varlıklıdır onlar, zengindir.

Yaşadığınız bu dünya paylaşılmak içindir. Kalbinizi paylaşın, çünkü bu yapacağınız en tabii şeydir. Kalbiniz sizin zenginliğinizdir. Para konusundaki cimrilik, kalbinizin cimriliğini yansıtabilir.

Bazen para harcamak kontroldür. Kesenin iplerini elinde tutan kontrol edendir. Fakat paranın, kontrolü elinde bulunduran kişiye tabii olarak insanların hareket ettiği bir enstrüman olması murad edilmemiştir. Paranız dünyaya merhem olsun. Dünyayı özgürleştirin ona hükmetmeyin.

Kardeşinizin hamisi değil misiniz? Bu düşünce kendinizi yük altına girmiş gibi hissettirebilir size, kalbinizi sıkıştırabilir. Öyle değildir halbuki. Kendinizi yük altında hissetmemeniz gerekir. Kardeşlerinizin yaptıklarından, yapmadıklarından ya da yoksulluklarından siz mesul değilsiniz. O kendi kendisinden mesuldür. Lakin siz de kendinizden mesulsünüz ve bu, kardeşinize göz kulak olup onu yoksulluk içinde bırakmamanız gerektiği anlamına gelmektedir. Benim vekilimsiniz, Bana hizmet ediyorsunuz ve tüm dünyanın refahı için hizmet ediyorsunuz. Aziz çocuklarım, Bana duyduğunuz şükranın göstergesi budur; söylediğiniz sözler değil.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on