Kainatın Esas Anahtarı

God said:

Kalbiniz tüm bir kainatın anahtarıdır. Hatta kalbinizin Kainat olduğunu bile söyleyebiliriz. Tabii ki tüm bir Kainatı içinizde taşırsınız. Güzel zihniniz ise Her Şey Olanı içinde ihtiva edemez lakin insan kalbi bunu yapabilir. İnsan kalbi bunu yapar.

Zihin ve kalp tabii ki birbirleriyle bağlantılıdır, buna şüphe yok. Lakin akıl ne kadar parlak olursa olsun kalbin yanında ikincildir. Kainatın Esas Anahtarı kalbin taşıdığı sevgidir. Herşeyin bilindiği yer yüreğinizdir sizin. Teknik açıklamalara girmeksizin ifade edersek eğer, kalbiniz ruhunuzun mukim olduğu yerdir. Bir başka tabirle söylersek Öncü ve Suflör olan yüreğinizdir sizin. Kalbiniz her şeyle, herkesle ve diğer her bir yürekle bağlantıdadır. Kalbinizin Bilen olduğunu söyleyebiliriz bu da sizin Bilen olduğunuz anlamına gelmektedir, zira sevginin davullarını çalan yüreğinizdir sizin.

Sevgi Muazzam bir Bilme halidir. Benim ne tip bir sevgiden söz ettiğimi anlıyorsunuz. Tüm sınırları aşan sevgiden bahsediyorum, Benim sevgimden.

Kusura bakmasın ama, o güzel güzel çarpan kalbiniz sizin de gayet iyi bildiğiniz gibi onun ilgisini hiç hak etmeyen ufak tefek şeylerle karma karışık olmaktadır. Benim sözünü ettiğim karışıklık egonun alevlenmesi olarak tanımlanabilir. Ego aslında kalbinizin mukimi değildir canlarım. Daha ziyade bir istilacıdır o. Ego elbette ki kalbinizde kendisine bir yer açar. Hatta öyle anlar vardır ki ego yüzsüzce kalbinizi ele geçirir. Neden söz ettiğimi biliyorsunuz.

Eğer egoyu ardında bırakmış ve kalbinizi yemesine artık asla izin vermeyen birisiyseniz bu Heavenletter’ı okumadan geçebilirsiniz şimdi, ya da sadece okur ve tıpkı bir otostopçuyu ineceği yerde bıraktığınız gibi bu sözleri bir kenara bırakabilirsiniz.

Kalbinizin öfkeyi bildiğini düşünmüş olabilirsiniz. Sanki öyleymiş gibi de görünür. Bu durumda kalbinize yönelik bir işgal söz konusudur ve bu işgalcinin adı egodur. Öfkeniz ne kadar haklı olursa olsun, ne kadar önemli olursa olsun, ne kadar lüzumlu görünürse görünsün Kainatta yeri yoktur onun ve dolayısıyla yüreğinizde de yeri yoktur.

Benim bildiğim sizler, öfkenin desteği olmaksızın her türlü kırgınlığın, cürümün üstesinden gelebilirsiniz. Öfkenin itici gücüne ihtiyacınız yoktur sizin. Öfke, sanki Tanrı’nın çocuğu olan sizlerin bir fedaiye ihtiyacı varmışçasına bir nevi güçsüzlük hissi koyar ortaya.

Öfke her fırsatta kendini gösterdiği gibi kendi kendisini de çoğaltır. Öfke ve hatta sizin öfkeniz bile Hızır gibidir bir anlamda, gücenmek için her an hazırdır o, her an şevk doludur. Kendisi için bir vesile bulduğunda sanki de sevinçle havalar sıçrar öfke. Lakin öfkenin iyi bir his olmadığını bilirsiniz. Sizi yiyip bitirir o.

Birileri size öfkelendiği zaman onların öfkelerine ayna olmaksızın bu durumla gayet etkin bir şekilde baş edebilirsiniz. Bunu gerçekten yapabilirsiniz. Öfkeyi şevklendirmeniz gerekmez. Sizin kavganızı öfkenin vermesine ihtiyacınız yoktur. Kavgalara hiç ihtiyacınız yoktur. Bir başkasının öfkesine yenik düşmeniz gerekmez. Onu beslemeniz gerekmez. Serinkanlı olabilirsiniz. Ateşli bir kızgınlık olmaksızın da karşılık verebilirsiniz.

Sizin Tanrı-vergisi yüreğiniz öfke için gerçekten çok büyüktür. Kalbinizin uzmanlık alanının öfkelenmek olmadığını gayet iyi biliyorsunuz. Her daim gelişip büyümekte olan kalbiniz öfke için yaratılmamıştır. Lakin Tanrı-vergisi o güzel yüreğiniz bazen egonun rehinesi haline gelir. Canlarım egonun da, onun işbirlikçisi olan öfkenin de onurlu bir taraf yoktur.

Büyük resme geri dönün canlarım. Kim olduğunuzu hatırlayın.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on