Please read the Guidelines that have been chosen to keep this forum soaring high!

HEAVEN #3782 Gerçek Doğum Yeriniz

HEAVEN #3782 Gerçek Doğum Yeriniz

Tanrı dedi ki:

Hayatınızdaki eksikliklerden bahsediyorsunuz. Yoksunluk düşüncesi sizin için bir alışkanlık ve bakış açısı haline gelmiş. Bolluk bereket görebilecekken, hayata eksiklikleri görmek niyetiyle bakıyorsunuz. Bir nevi at gözlüğü takmış gibisiniz.

Akvaryumdaki bir balık tüm dünyası olarak onu görür. Onun içine sıkışmıştır ve sadece kısıtlı bir alanı görebilir. Koca bir okyanus mevcuttur, ama görünmez izlenimi yaratsa da o kalın camlar balığın dünyasını o akvaryumla sınırlar. Sizin biçimlendirdiğiniz dünya da böyledir. Bir balık, içinde yaşadığı akvaryumla sınırlıdır. Bakımı için başkalarına bağımlıdır. Balık o akvaryuma sürgün edilmiş gibidir. Sizin sahip olduğunuz hareket imkanına sahip değildir o.

Sizse sürgünde değilsiniz. Denizden gelmiş olan sizler karada da denizde de gelişebilir, başarılı olabilirsiniz. Bir balığa göre siz bir sihirbazsınızdır. Akvaryumuna yem serpen elsinizdir. Ona o dünyayı siz sunarsınız.

Fakat balık, hayatı dahilinde bir hoşnutluk içindedir. Mutfağınızdaki bir kavanozda bile olsa balık olmaktan hoşnuttur o.

Sizin eğiliminiz ise hayattan yana hoşnut olmamak yönündedir. Sadece insan olmuş olmak size memnuniyet vermez. Tabii ki vermez. İnsan teninin altında çok ama çok uzaklara bakarsınız. Bir balık suyun dışında fazla kalamaz. Sizse bedensel doğumunuzdan bu yana suyun dışındasınızdır. Cennet’in suyundan dünyaya gelmişsinizdir şimdi de yolunuzu karada çiziyorsunuzdur. Kara, bir okyanus değildir ama size sunacak çok daha fazla şey vardır onda.

Karada olmak acıklı bir durum değildir. Kurak bir bölgede bile çiçekler açar. Çöller de bile açar onlar. Yeryüzü muazzam güzellikler barındırır. Keşke eleştirip durduğunuz ve mahrumiyet içinde olduğunuzu size teyit eden şeylerden ziyade güzelliklere baksanız.

Sizi Gerçek Doğum Yerinizle bağlantı halinde tutan bir kalbiniz ve gezindiğiniz bu gelip geçici diyara bağlayan bir zihniniz vardır. Bir yerden diğerine geçiş yaparsınız ancak aslınız Cennet’tir. Dünya geçici ikametinizdir. Bir balık doğmuş olduğu sudan dışarı çıkarılabilir ama sizin Cennet’ten uzaklaştırılmanız olası değildir. Öyle zannedebilirsiniz. Öyle düşünmüştünüz de zaten. Bundan da son derece emin olmuştunuz. Fakat dünyada bata çıka yürür, bir hayli de çabalarken aslında doğmuş olduğunuz Yere bağlı durumdasınız. Cennet’e ait düşüncelerinizi, Dünya’daki yoksunluk düşünceleriyle takas etmiştiniz sadece.

Bugün, kendinizi toplayın artık. Yüreğinizde, Cennet Bilincinin Yedi Kat Mutluluğunda seyrettiğiniz zamanları size hatırlatacak bir yelkenli vardır. Yüreğiniz sizi dünyanın sınırlarının ötesine taşıyan gemidir. Şimdi ise bu hayali Evren’de yol alıyorsunuz. Dünya sizin için çok önemli. Çok değerli, çok özel bir seyahattesiniz. Yüreğinizdeki aynadan bakın ve beraberinizde taşıdığınız Cennet’i görün. Aradığınız Diyar ezelden beri içinizde. Bunun aklınıza yatması çok zor. Zihniniz bu anlayışla nasıl uyuşacağını bilmiyor. Uğraşıyor, çabalıyor. Zihniniz oradan oraya gezinip dolaşmasıyla tanınıyor; ancak eksik olarak gördüğünüz yüreğiniz Sevginin Kaynağına, sevgiden iplerle bağlı. Sevgimizin bu incecik iplikçikleri Dünyadaki en sağlam demirden de güçlü. Dünyadaki o parmaklıklarınız sadece hayal mahsulü. Tüm o yanılsamaları aşabilirsiniz sizler, zira sonuçta hepsi de sizin düşünceleriniz. Sizi Yeryüzüne bağlayan şey düşünceleriniz sadece.

Gördüğünüz, temas ettiğiniz fiziksel realite düşüncelerinizden teşekküldür. Düşünceleriniz nasıl da kuvvetli. Düşüncelerinizi başka yöne çevirin, bakalım neler görüyorsunuz?

Çeviren: Engin Zeyno Vural