Heaven #3772 Bugün sevgiye adım atın
Heaven #3772 Bugün sevgiye adım atın
Tanrı dedi ki:
Affedeceğiniz kişi sizsiniz. Ne yapmış olursanız olun, bunu yapmışsınızdır ve artık mazidir o. Lütfen kendinizi geçmişinizden yana bağışlayın. Kalbinizi muhalif kıldığınız kişi kendinizsiniz. Sabırsızlılık gösterdiğiniz kişi sizsiniz. Haklarını çiğneyip ezdiğiniz, suistimal ettiğiniz kişi sizsiniz; affetmeniz gereken kişi de sizsiniz.
Geçip giden insanlar sizin fotoğraflarınızdır. Bunu kabul etmek zor, biliyorum. Tüm dünyadaki tek düşmanınız sizin kendiniz. Bu da tümüyle bir yanılsama çünkü düşmanlık mevhumu da sizin hayalinizin mahsulü. Yoktan var ettiğiniz bir şey. Siz kendi kendinize muhalefet ediyorsunuz. Sizi zora sokan, engelleyen düşünceleri hayal ediyor sonra da bunlar için başkalarını suçluyorsunuz.
Mesele, bir başkasının mevcut olmadığı. Bildiğiniz gibi, siz, kendiniz de mevcut değilsiniz. Öyleyse tüm bu yaygara ne için? Bu yaygarayı bir başkasının söyledikleri veya yaptıkları ya da söylemesi veya yapması gerekenler için kopardığınızı düşünüyorsunuz. Fakat sadece kendinizden dolayı sıkıntılı olabilirsiniz. Size yönelik tüm hakaretleri ya da kabalıkları siz kendinize yaparsınız. Bir başkasını suçlarsınız. Bir başkasını hedef alırsınız. Ama kendinize yönelik yanlış bir resim oluşturup onun altına da bir başkasının ismini yazmışsınızdır.
Başkası diye bir şey yoktur. Ne de kendinizi gördüğünüz halinizle siz mevcutsunuz. Bedenler varmış gibi görünürler ve tüm dikkati onlar çeker ama meselenin aslı beden değildir. Meselenin aslı sizin Hakikati inkarınızdır. Mesele birisinin söylediği ya da yaptığı şeyler değildir. Kendinizden hoşlanmamanızdır. Dahil olduğunuz şey büyük bir yalan-dolandır. İncitildiğinize, rencide edildiğiniz inancıyla kendinizi dolandırıyorsunuz.
Ben, Tanrı, incinmem, rencide olmam. Asla. Bütün gece uyanık kalıp da birinin umursamazlığına ya da Bana hürmetsizliğine kafa yormam. Ben daha iyisini bilirim. Ancak sizler ayrışık durumdasınız ve içinizdeki Aleme dışarıdan, rahatlık ya da rahatsızlık açısından bakıyorsunuz. Bunun yerine onurlandırın kendinizi.
Kötü adamlar yoktur. Bunların hepsini o üretken hayal gücünüz dahilinde kendiniz yaratmaktasınız. Kainatın bir yerlerinde düşüncelerinizden bir kıvılcım parlamıştı. Siz de bunu kayan bir yıldız olarak görmüştünüz. Kendinizin dünyayı şifalandıracak kişi olduğunuza kanaat getirmiştiniz. Yanılgılarınızı şifalandırın canlarım.
Kendinize karşı dürüst olmak düşüncesi farklı bir anlam kazanmaktadır. Kendinizi yanlış düşüncelerden kurtarın.
Yanılmış olabileceğinizi düşünün. Yanlış yönlendirilmiş olabileceğinizi düşünün. Ya kendinizi yanlış yönlendirdiyseniz? Tekrar ediyorum. Kötü adamlar yoktur. Kötü adamlar sizin düşüncelerinizdir ve düşüncelerin kendilerini somut kılmaları, görünür hale getirmeleri ilk kez olan bir şey değildir. Hayal gücünüzden dolayı kendinizi affetmek yoluyla olumsuz düşünceleri bir kenara bırakın. Dünyada güzellikten daha azını yaratmış olmaktan dolayı affedin kendinizi. Dünyanın üzerine kargacık burgacık, gelişigüzel bir şeyler çiziktirmiştiniz. Çok meşguldünüz. Eğer dünya büyük bir ressamın tablosu olsaydı onun üzerine de bıyık çizerdiniz. Böyle yaparak hem sanatı hem de kendinizi tahrif etmiş olursunuz.
Yenilenme sürecinizi kendinizi affederek başlatın. Yapacağınız başka bir şey yok. Kendinizin ya da başkalarını suçlamayı bırakın. Düzeltme, tamir etme algınızdan dünyayı azat edin.
Hiç kimse size bir şey borçlu değildir. Siz herkese her şeyi borçlusunuz. Herkese kendinizi bağışlamış olmayı borçlusunuz. Kendiniz için inşa etmiş olduğunuz o hapishaneden dışarı çıkarın kendinizi. Algılamanızı, anlayışınızı bloke eden parmaklıkları siz yapmıştınız. Kendinizi de başkalarını da ömür boyu sürecek bir duruşmaya mahkum etmiştiniz. Hiç kimseyi mahkum etmeyin. Ve tabii ki Hakikati de karanlığa, bilinmezliğe mahkum etmeyin. Yalanlara, sahte şeylere hoşça kal deyin. Kendinizi affedin. Kendinize ömür boyu sürecek bir af bahşedin. Bugün sevgiye adım atın.
Çeviren: Engin Zeyno Vural

