Please read the Guidelines that have been chosen to keep this forum soaring high!

Heaven #3729 Bilinçli olarak

Heaven #3729 Bilinçli olarak

Tanrı dedi ki:

Düşünceleriniz huzurlu ve rahat olabilseydi bir. Lakin düşüncelerinizin her şeye, herkese açık olduğu görülüyor. Düşünceler, sanki hangisini kabul edip hangisini reddedeceğinize dair hiçbir seçeneğiniz yokmuşçasına yağmur damlaları gibi düşüyor üzerinize. Çoğunlukla düşüncelere son derece açıksınız ve onların insafına kalmış görünüyorsunuz. Sevginin insafında olacağınıza dair bir karar alın artık. Sevgi kategorisine dahil olmayan düşünceleri reddedin. Aklınıza getirmeyin. Def edin, bunlara sırtınızı dönün, kaçın.

Sevgiye dair olmayan diğer düşüncelerin nasıl göründüğünü biliyor musunuz peki? Bu ya da şu surette olsun korkuya dairdir onlar. Tanrı bilir ya, korkulu pek çok düşünce mevcuttur; o yeni gömleğinizin üzerine bir şeyler dökmek, yere düşmek, hasta düşmek, aniden ölüvermek, öyle ya da böyle ölmek veya top yekün hayat; bunların hepsi birer korku vesilesidir.

Canlarım taşımaya layık hiçbir korku yoktur. Küçük korkuların sonu depresyon ya da anksiyeteye varırı. Büyük korkular paniğe yol açar. Bulacağınız, seçim yapabileceğiniz pek çok korku vardır.

Aynı anda iki şeyi birden düşünemeyeceğiniz söylenir. Öyleyse korkulu düşüncelerin şifası onları sevgi düşünceleriyle değiştirmek olacaktır. Korku içerikli düşünceleri irade gücüyle bir kenara itelemenizi söylemiyorum Ben size. Onları maskelemenizi söylemiyorum. Onların yerine başkalarını koymanızı, değiştirmenizi söylüyorum. Sevgi düşüncelerini alışkanlık haline getirin. Sigarayı bırakabiliyorsanız, korkuyu da bir çırpıda bırakabilirsiniz.

Korkuyu yüceltmek ve size hakim olmasına izin vermek için pek çok sebep bulabilirsiniz. Bunun yerine sevgiyi yüceltin. Her daim sevgiye yönelik bir farkındalık taşısanız ve sevmek için hep bir sebebiniz olsa, hoş olmaz mıydı?
Bir korku bir diğerine yol açar. Korku yüzünden korkudan saklanırsınız ve bu sefer de korkunun sizi bulmasından korkarsınız.

Eğer illa ki korkmanız gerekiyorsa korkuya yer bırakmayacak denli çok sevmekten korkun bari. Muhtemelen korkularınız olmaksızın yitip gideceğinizden korkuyorsunuz. O zaman zihninizi neyle dolduracaksınız? Korkusuz olursanız ne hakkında düşüneceksiniz? Ne hakkında düşüneceğinizi söylüyorum size. Korku hikayeleri yerine kendinize aşk hikayeleri, sevgi öyküleri anlatın.

Eğer sevecek birini bulamıyorsanız yıldızları sevin, çiçekleri sevin, geceyi sevin, gündüzü sevin, bir kitabı, bir fincan kahveyi sevin. Sevecek şeylere dair seçenekler sonsuzdur. Sevin, sevin.

Sevmekte en çok zorlandığınız şey ise kendinizsiniz; bu böyle görünüyor. Her nasılsa kendinizi kötü çocuk, zayıf çocuk ya da yanlış yollara sapmış çocuk olarak görüyorsunuz; olmadı kendinize takdir yüzü görmeyen iyi çocuk, tepeden bakılan ya da dünyanın terk ettiği, yalnız bıraktığı çocuk gözüyle bakıyorsunuz. Bunları kafanıza takmayın. Kendiniz hakkında ve dünyanın sizi nasıl da gözden çıkarmış göründüğüne dair düşünmeyi bırakın. Oy pusulasında yazan isim olun ve işinizi bitirin. Sizin ne olduğunuzu Ben biliyorum, bunu düşünün. Resminizi bir başkasıyla değiştirin.

El ayanızı sevin. Sevgi arayışınızı sevin. Sevgiyi buluşunuzu sevin. Gördüğünüz bir sonraki şeyi sevin. Karşılaştığınız bir sonraki insanı sevin. Karşılaştığınız her şey ve herkes sizin bir yansımanızdır. Hakikat buradadır ve düşünceleriniz de göreli dünyaya yansır. Hayat biraz ondan, biraz bundan katarak sizin bir araya getirdiğiniz bir tarif gibidir. Öyleyse sosa bu kadar biber katan kimdir? Sizden başka kimdir o, canlarım. Ya da kekin içine tuz atan kimdir? Eğer o keke yanlışlıkla bir bardak tuz koyabiliyorsanız, bilinçli olarak bir bardak şeker de koyabilirsiniz.

Çeviren: Engin Zeyno Vural