Hayatı hafiften alın
Hayatın keyfini çıkarın. Bunu yapmak bu kadar mı zor? Hayatın daha çok keyfini çıkarmak için hayatı daha az ciddiye almanız gerekir.
Eğer hayatınızı yaşamak bildiğiniz en ciddi şeyse hayatı yaşamayı kendiniz ve çevrenizdekiler için keyifli bir hale getirebilirsiniz.
Benim sözünü ettiğim keyif, eğlence anlamında değildir. Keyifli vakit geçirmek için fuarlara gezilere gitmelisiniz demiyorum burada. Keyifli vakit geçirmek için gezip tozmak, yiyip içmek zorunda değilsiniz.
Her ne yapıyorsanız onu yaparken keyif almanızdan bahsediyorum Ben. Bulaşık yıkayın ve keyif alın. Suyun akarken çıkardığı sesten, deterjanın köpüğünden ve bu köpüğün tabaklardan akıp gidişinden keyif almamak niye? Hatta köpüklü suyun yerlere sıçramasından bile niye keyif almayasınız ki? Ciddi olmanın nesi bu kadar önemli? Bunun ne faydası var? Yere dökülenleri silerken bile güzel vakit geçirin. Yere eğilebilmek ayrıcalığına sahip değil misiniz sonuçta? Bu hareketi yaparken bacaklarınızın ve kollarınızın gösterdiği kıvraklık takdire şayan değil mi? Bırakın algısal zihniniz de aynı kıvraklıkla çalışsın.
Şu anda sizden ve hayata bakışınızdan söz ediyorum. Diğer insanlar söz konusu olduğunda tabii ki onların ciddiyetine saygı duyun. Çocuğunuz oyuncak ayısını ciddiye alıyorsa tabii ki siz de almak zorundasınız. Diğerleri için önemli olan şeyler hafife alınmamalıdır. Bu onlar için bir şaka değildir.
Fakat hayatınızdaki olayları ele alırken keyfi yakalayın. Eğer tamamen keyif alamıyorsanız bir parça keyif alın. Hayatı çok ciddiye aldığınızda kendinize gülün. Zaten çok ciddiye almıyor musunuz onu? Hayat ağacınızın her bir yaprağının her bir titreyişini çok ciddiye almıyor musunuz? Hatta paniklemiyor musunuz?
Bunu tekrar tekrar söylüyorum. Hayatın getirdiği şeylerle asla sarsılmayan sapasağlam bir özünüz var sizin. Esen rüzgarlar sizi sarsmak zorunda değil. şaşkınlığa düşmek hayatın bir gerekliliği değil. Seçenekleriniz var. Başka bir açıdan bakabilirsiniz. Duygularınız canlarım sizin için her zaman seçenek teşkil eder görünmüyor, lakin nasıl algılayacağınız ve nasıl davranacağınız sizin seçeneğinizdir. Duygular kendi kendilerine hareket halindedirler. Hayatınızın etrafında mutlak bir tesir alanı vardır. Otomatik reaksiyonlar yığınından çok daha fazlası olabilirsiniz. Hüzün içindeyken bile mutluluk bulabilirsiniz. Izdırap içindeyken bile mizah gücünüzü bulabilirsiniz. Kendinizi tatsız hissederken bile bir başkasının hayatına ışık olabilirsiniz. Burada geniş bir hareket alanınız vardır. Şu anda yürüdüğünüz yoldan daha farklı bir yolda yürüyebilirsiniz. İyi-tabiatlı olmayı seçin.
Dışarıdan idare edildiğinizde hayatın insafına kalırsınız. İçsel olarak idare olduğunuzda kendi kendinizin patronu olursunuz ve oynadığınız karakter de hayatın içinde kesinlikle mutluluk dolu bir canlılık sahibi olabilir; bu şekilde bir sıçrama yapabilir, o kırmızı gülü ve Kainatın diğer armağanlarını yakalamak için yukarı sıçrayabilir.
Belki de size hayatın en ciddi şey olduğu öğretilmişti. Keyifli vakit geçirmeyi bile ciddiye almayın. Sadece keyif almak için yer açın. Yaşamın bir keyif olduğu ve hayatınızın da keyifli bir hale gelebileceği fikrini taşıyın. Hayat manzaranıza bu nevi bir atmosferi davet edin. Hazzın ve mutluluğun kırmızı halısını serin yere. Bunu yapabilirsiniz. O kasvetli ciddiyeti bir kenara bırakın. Çekip gitsin o. Hayatı hafiften alın.
Translated by: Engin Zeyn...Permanent link to this Heavenletter: https://heavenletters.org/hayati-hafiften-alin.html - Thank you for including this when publishing this Heavenletter elsewhere.
Your generosity keeps giving by keeping the lights on

