Hatalar, kusurlar listesini atın

God said:

Midenizde hissettiğiniz o anksiyete hissi nereden hasıl oldu?

Gayet güzel gidiyordunuz birden bire kendinizi söylediğiniz bir şeyden, yazdığınız ya da yaptığınız bir şeyden dolayı endişe ve kaygı içinde buldunuz. Onu daha farklı yapabilirdiniz, daha iyi yapabilirdiniz, onu nasıl söylediniz ya da niye söylemediniz, hakkınızı ararken biraz aşırıya mı kaçtınız yoksa hakkınızı hiç mi savunmadınız içeriğinde bir endişe hissi duymaya başladınız. Liste ise çok daha uzayabilir. Bu nevi bir karamsarlık ve pişmanlık karşısında tavsiye eksikliği diye bir şey söz konusu değildir. Yaptığınız ya da yapma ihtimaliniz olan hatalara yönelik eski bir liste bulursunuz. Bu listeyi tekrar tekrar okursunuz, sanki görünmez birisi size yardımcı olacaktır.

Yardımcı olmak mı? Tabii ki bu anksiyete-teşvik listeniz size yardımcı olmaz. Tam tersidir. Bilakis sizin zararınızadır o.

Anksiyete duygusundan kurtulduğunuzu düşünürken nasılsa ufaktan ufaktan sürünerek tekrar yolunuza çıkar o. Anksiyetenin bu küçük yılanı pek sinsidir. Size doğru yavaş yavaş sokulurken nasıl da kamufle eder kendisini ve siz de onu tam karşınızda görene kadar hiç farkında olmazsınız ve sizin tam özünüzü kemirir o. Bu anksiyete yüzünden kendinizi çürük temeller üzerinde hissedersiniz. O eski ve yıpranmış alışveriş listesine geri dönmüşsünüzdür. Halbuki o listede almaya değer hiçbir şey yoktur.

Size yeni bir liste yazacağım Ben. O eski listeyi ebediyen atın çöpe. Yerine şimdi size vereceğim yeni listeyi koyun. Bu verdiğim sizin yeni alışveriş listenizdir. Onu çok iyi anlayın:

“Olduğum halimle iyi bir insanım ben.”

“İyi şeyler yapmaya niyet eder ve yaparım.”

“Kendim hakkında artık fikir yürütmeyeceğim. Kendimi rahat bırakıyorum ben. Eğer yaptığım, yazdığım ya da söylediğim bir şey şimdi hoşuma gitmiyorsa onu şimdi tüm listelerden siliyorum, ebediyen siliyorum onu. Geçmişte ne yaptığımın ya da neyi yapmadığımın bir önemi yok. Geçmişte kaldı o. Güneşin yeniden çıkacağını ve yağmurla ıslanan yerlerin kuruyacağını biliyorum. Pişmanlık duyduğum bu şeylerle ilgili kafa yoran tek kişi benim muhtemelen. Bunları düşünmenin bir kere bile düşünmenin hiçbir faydası yok. Ne kadar yakın geçmişte olduklarının, ne kadar büyük veya küçük olduklarının bir önemi yok. Geçmişi eşeleyen düşüncelere müsaade ettiğimde kendimi sevme gücümü eksiltiyorum ben.”

“Kendimi sevmem çok önemli. Kendi hayrım ve etrafındaki herkesin hayrı için çok önemli bu. Pişmanlık duymamalıyım, kendimde kusur bulmamalıyım, çünkü bu yürüyüşün lideri benim ve tatminkar, sakin bir yürüyüşe önderlik etmektir bana düşen. Yürüyüşüm tüm ara sokakları ve ana caddeleri kapsıyor ve düşüncelerimin tabiatına göre devam ediyor. Yapmak istediğim gibi bir yürüyüşe liderlik etmek istiyorum. Sönük ve kasvetli bir yürüyüşe liderlik etmeyi reddediyorum.”

“Düşüncelerim duyduğum bu anksiyeteye yol açtığında o düşünceleri fırlatıp atıyorum. Onları bir dakika için bile tutmuyorum çünkü onlar yıkıcı düşünceler. Bu düşünceler birer kurtçuk gibi kendi yollarını kazıyor ve çekip gitmek istemiyorlar. Onların dışarı atılması lazım ve bunu ben yapmalıyım.”

“Bunu yapmak şimdi çok kolay. Onları silkeleyip atıyorum. Arkalarından bakmıyorum ve onlara açıkça diyorum ki:”

“Pişmanlık dolu, kaygıları, endişeleri teşvik eden düşünceler burada işiniz yok. Buraya ait değilsiniz. Hiçbir yere ait değilsiniz. Tıpkı gölgelikler gibiydiniz siz, kendinizi aşağı çekmiş ve benim manzaramı kapatmıştınız. "

“Benim küçük kalmamı, endişeler ve kaygılar tarafından güdümlenmemi istiyorsunuz Fakat şimdi sizin ne olduğunuzu görüyorum ben. Siz asla tatmin olmayan hoşnutsuz ve negatif bir yapıdasınız, benim kendimi iyi hissetme halimi, benim afiyetimi çiğneyip içeri sızmak ve diğer eşlikçi düşüncelerinizi de beraberinde getirmek istiyorsunuz.”

“İstilacı, yıkıcı ve yıpratıcısınız.”

“Burada kalamazsınız artık. Gitmeniz gerekiyor ve hemen şimdi çekip gitmeniz gerekiyor.”

“Öyleyse daha fazla tantana çıkarmadan hemen çekip gidin. Tanrı adına sizi dışarı atıyorum ve Tanrı adına diyorum ki bir daha geri gelemezsiniz.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on