Ebediyet Anı

God said:

Serbest bırakmayı öğreniyorsunuz. Beklentileri serbest bırakmayı öğreniyorsunuz. Ve geçmişi serbest bırakmayı öğreniyorsunuz. Geçmiş ve gelecek serbest bırakılması gereken iki temel unsurdur. Geçmiş ve gelecek zaten sizin için hatıralardan, imgelemlerden, gerçekleştirmek ya da tamamen olmamış kılmak istediğiniz talep ve dileklerden başka nedir ki? Geçmişi yeniden inşa etmek ve geleceğe hükmetmek istiyorsunuz, lakin geçmiş ve gelecek neyse odur. Şu an da neyse odur. Neyse odur. Dolayısıyla şu anı da serbest bırakın. Hiçbir şeye tutunmayın.

Farz edelim ki beklenmedik bir anda takılıp da merdivenlerden düşüyor, aciz bir şekilde aşağı yuvarlanıyorsunuz. Hangi olayın ortasındaysanız onun tam ortasındasınızdır. Ona tanıklık edersiniz. Olay olurken bunun serinkanlılığını taşırsınız. Yapabileceğiniz tek şey kendinizi düşerken seyretmektir. Gerçek anlamda bir şey yapmıyorsunuzdur. Neyi kast ettiğimi anlıyor musunuz?

Daha sonra kendinize gelebilir, durumu eleştirebilir ve hatta bunun olmasına nasıl izin verdiğimi Bana sorabilirsiniz, lakin düşme anında düşmekle meşgulsünüzdür. Düşüyorsunuzdur ve olan budur. Tam ortada durmaya muktedir değilsinizdir. Kaseti geriye saramazsınız. Bu düşüş tamamlanana kadar kendi yolunda devam edecektir. Hayat da böyledir canlarım.

Lakin hayat bir yükseliştir elbet. Takılıp düşerken bile yükselirsiniz.

Geçmişe doğru ya da geleceğe doğru koşarken bile yükseliyorsunuz. Yerçekimine rağmen her zaman yükseliyorsunuz. Aynı şekilde geçmişe bir ziyarette bulunsanız bile geçmişi ziyaret ettiğiniz o anın içindesinizdir. Geleceğinizi planlayıp düzenlerken de geleceğinizi düşündüğünüz “bu” anın içindesinizdir. Bu ana yönelik odaklanışınız biraz bulanıkçadır belki ama bu andasınızdır.

Geleceğinizin hayalini kurun canlarım, lakin onu serbest bırakın. Geleceğinizin üzerine ayaklarınızla vurmayın. Dilediğiniz her şeyin üzerinde tepinebilir ve dilediğiniz talepte bulunabilirsiniz, fakat gelecek sizin taleplerinize riayet etmek zorunda değildir. Dolayısıyla geçmişi de geleceği de serbest bırakın. Bırakın özgür olsun onlar ki siz de özgür olasınız.

Tıpkı merdivenlerden düşüşünüz gibi ne oluyorsa ona tanıklık edersiniz. Olana ya da olmayana, olması ya da olmaması gerekene saplanıp kalmanız gerekmez.

Sonsuzluğun içinde yol alıyorsunuz canlarım. Sonsuz çok geniş, açık bir alandır, Ezeli ve Ebedi olma durumu ise Sonsuzluğun yakın arkadaşıdır ve bu durum da geniş bir açıklık içindedir. Sonsuzluktan ya da Ezeli/Ebedi olma durumundan bir düşüş söz konusu değildir.

Öyleyse çocuklarımın içinde olduğu bu telaş ve öfke de nedir? Hiçbir şey değildir. Canım evet size büyük görünebilir. Kocaman görünebilir. Devasa görünebilir. Velvele içinde olduğunuz durum size dünyadaki en büyük şey gibi görünür, fakat o hala hiçbir şeydir. Onun içine dalmışsınızdır. Sizin dramınızdır ve hala hiçbir şey değildir. Her ne için telaşa kapılıp öfkeleniyorsanız bu Sonsuzluk veya Ezeli/Ebedi olma hali üzerinde bir iz bırakmaz, eninde sonunda hepsi aynı bozuk paranın iki ayrı yüzüdür. Birine mekan dersiniz, birine zaman.

Zaman ve mekan dahilinde her ne oluyor görünüyorsa bunlar hiçbir şeydir. Sadece göreli dünyadır bu. Göreli dünyadan da, sizi esir alıp parmağının ucunda oynatan görünürdeki bu dramadan da keyif alabilirsiniz. İçinde bulunduğunuz Sonsuzluğun ve Ezeli/Ebedi olma halinin tam şu anında kendinizi onun ellerinden kurtarabilirsiniz, ondan daha fazla keyif almanın yolu budur.

Translated by: Engin Zeyn...

 

Your generosity keeps giving by keeping the lights on