CENNET#2420 Masumiyet hükümran olsaydı eğer?
CENNET#2420 Masumiyet hükümran olsaydı eğer?
Kalbiniz, onun kendi kendisine ifşasıdır. Kalbinizin ihtiva ettiği herşeyin adını bilmezsiniz. Kalbinizin tüm muhtevasını bir kez idrak ettiğinizde değişeceğiniz için, hayatınız ve hayata ve onun dahilindeki herşeye bakışınız da değişeceği için dikkatinizi daha ziyade bilmemek üzerine yoğunlaştırdığınız görülüyor. Zira, yüreğiniz dahilindeki güzellik karşısında, onun sahip olduğu kaynaklar ve temayülleri karşısında, yüreğinizin hassasiyeti ve yumuşaklığı karşısında şaşkına düşecektiniz. Kendi yüreğinizin yumuşaklığını inkar edecektiniz. Diğerlerinin ve de kendinizin ne düşünüceği korkusuyla inkar edecektiniz bunu. Yüreğinize yönelik tüm o tenkitlerinizin ortadan kalkmasıyla, dağılıp parçalara ayrılacağınız fikrine kapılıp ürperecektiniz. Yüreğinizdeki katılıklar olmaksızın sonra nereye, nasıl tutunacaktınız?
Peki ya yüreğinizi serbest bıraksaydınız, ya onun şimdiye kadar hep olmak istediği gibi olmasına izin verseydiniz? Yüreğinizdeki tüm o bağlara, bandajlara artık ihtiyacınız kalmasaydı şayet?
En büyük korkularınızdan biri aptal durumuna düşmek ve öyle görülmektir. O güzel kalbinizin duygularını dışarıya vursaydınız, onları gösterseydiniz, şefkate söz hakkı verseydiniz, kalbiniz zırhlara bürülü olmasaydı şayet kimbilir neler söyler, neler yapardınız? Hangi sınırlar ortadan kalkar, hangi duvarlar yıkılırdı; sınırsız, duvarsız öylece ne yapardınız?
Bu düşünceler kendinizi güvensiz hissetmenize yol açar. Hakikatte ise bu durum size inanılmaz bir ferahlama sağlardı. Derin bir nefes alıp mutlu olurdunuz. Mevcut durumda ise yüreğinizin zırhlarını kaldırmaya korkuyorsunuz. Çok uzun zamandan beri sizinle birlikteler onlar. Sizin sadık birer dostunuz olmuşlar. Bu sadık dostlar sevdiklerim, sizi alıkoyup geride bırakmaktadır. Yüreğinizin dolu dolu ve tam ifadesinden az olan her şey, cüzi bir ifade şeklidir, azdır, kıttır.
Ya yüreğiniz Cennet katına yükselebilseydi? Ya seçtiği istikamette kanatlanıp yükselseydi o? Tüm tasarılar ve hükümler ortadan kalksa ve masumiyet hükümran olsaydı? Baskılar olmaksızın neler yapardı yüreğiniz? Nasıl bir dönüşüm yaşardı o? Siz Ne haline gelirdiniz, Kim olurdunuz? Kendi suretinizden ufacık bir şeyleri dahi yitirmekten korkar mıydınız? Sonradan oluşturulmuş, yapılandırılmış benliğiniz sizin için bu denli kıymetli olur muydu?
Egonun, bu çarkı sonsuza kadar çevirmesi gerekli midir gerçekten?
Kendi kaderinizi kendiniz belirleyebilseydiniz? Kendinizi bu kadar ucuza heba etmeseydiniz eğer? Ruhunuzu geminin kaptanı olarak tayin etseydiniz? Bir sevgi seli kaplamaz mıydı dünyayı? Maziyi ardınızda bırakmaz mıydınız?
En iyi kurtuluş aziz çocuklarım, geçmişin çekip gitmesine izin vermektir. Kapıyı açın ve onu dışarı gönderin. Geçmişle ilgilenmiyoruz Biz. Ebediyete bakıyor ve onunla alakadar oluyoruz. Ebediyet bu andadır. Tüm anların anıdır o. Bekleyişinde olduğunuz andır bu. Kalbinizi açın ki, sizin için Kendi yüreğimde himaye ettiğim tüm o iyilik ve güzellikleri toplayıp alabilesiniz. Sizin için emniyette tutuyorum, sizin için saklıyorum onları. Siz bilmeseniz bile, neyin eksik olduğunu Ben biliyorum.
Sizin için otomatik bir mevduat açılmıştır. Tıpkı bir barajın kapakları gibi açın ki kalbinizi sizi bekleyen tüm o hazinelere sahip olabilesiniz. Kalbinizi ne kadar çok açarsanız hazineleriniz de o kadar çoğalacaktır. Tüm sandıkları doldurun aziz çocuklarım. Bırakın yüreğiniz istediğine sahip olsun artık. Süzülerek yükselsin, yücelsin yüreğiniz. Zaten olduğu üzere bir şampiyon gibi kanatlansın o. Endişeye kapılmayın, sizi arkada bırakmayacaktır o. Sizi beraberine alacaktır. Hep istediği gibi, hep istediğiniz gibi sizi alıp götürecek, size rehber olacaktır. Gelin şimdi dikkat kesilmeyi ihmal edin biraz. Sadece hazinenizi alın. Elbetteki çok uzun zamandır sizi beklemektedir o; ve Ben de öyleyim.
Çeviren: Engin Zeyno Vural

