CENNET#2418 Hayat Gölündeki Kuğu
CENNET#2418 Hayat Gölündeki Kuğu
Ne kadar harikulade de olsalar, korkunç da olsalar bu dünyada ve hayatta olup bitenlere verdiğiniz önem abartılıdır. Aleyhte ya da lehte olsun, hayattaki olaylar yönünüzü belirleyecek şeyler değildir. Geminizin dümeni değilidr onlar. Geminizin dümeni, içinde yaşar göründüğünüz üç boyuta nazaran çok daha muğlaktır.
Burada itidalden söz etmekteyiz. Etrafınızdaki dünyaya istinaden ne coşkuya kapılıp yükseklere çıkın, ne de umutsuzlukla dibe çökün. Olup bitenlerin sizi bağlamadığını, alakadar etmediğini söylerken bunu kastediyorum. Hayatta olup bitenler sadece bir takım olaylardır. Sizin ezeli ve ebedi yönünüzü etkilemez onlar, dolayısıyla bu hadiselerin sizi farklı mecralara sürüklediğini de düşünmeyin. Her ne olursa olsun sizin ilahi yönünüze tesir etmez bunlar, yağmur da yağsa güneş de açsa bulutların aynı nitelikte kalmaları gibi, siz sizsinizdir herdaim. Güneşi ya da yağmuru tercih edebilirsiniz; fakat hakikatte bunların sizinle ne alakası vardır ki?
Eğer yağmur için dua ediyorsanız ve yağmur da yağıyorsa bundan mutluluk duyun; fakat şunu da bilin ki sizin arzunuz olsa da olmasa da yağmur yağacaktır. Güneşin açmasını istiyorsanız ve o da parlıyorsa gökyüzünde, mutluluk duyun; lakin ezeli-ebedi doğanızı da bilin. Eğer istediğiniz buysa, plaja gidin ve güneşlenin; fakat plajda kumların üzerinde yatarken de, evde sere serpe uzanırken de, parktaki bir bankta uyurken de aynı olduğunuzu bilin.
Hayatta bu kadar rağbet edip, sizin “anlamınız” olduğunu düşündüğünüz bu şey nedir? Ya da hiç rağbet etmeyip, anlamınız olmadığını düşündüğünüz şey nedir?
Sizi Ben yarattım aziz çocuklarım. Benim suretimden yaratıldınız. Bu suretin fiziksel olmadığını biliyorsunuz. Değişmeyen bir özden tezahür ettiğimi biliyorsunuz, her zaman sizin yanınızdayım BEN, her zaman sizin yardımınızdayım. Fevkalade bir yardımcıyım Ben ve sizin yardımınızdayım. Sizi beslerim. Sizi giydiririm; lakin hayatın fiziksel boyutunun çok daha ötesini ihtiva ederim. Benim yüreğime herdaim refakatçisiniz, onunla bir ve eşzamanlısınız; fakat fiziksel olan değişken bir noktadır sadece.
Lunaparklardaki bugi-bugiler bir aşağı bir yukarı giderler; ama siz öyle değilsiniz. Daha ziyade yaşam gölündeki birer kuğusunuz. Ayaklarınızla kürek çekerek ilerler ve bundan mutluluk duyarsınız. Sudan keyif alır, manzaranın tadını çıkarırsınız. Ve sizi izleyen herkes de bundan büyük keyif alır. Asla bir kasırga, tufan ya da fırtına olmanız murad edilmedi. Gölün kuğususunuz sizler. Yüreğimin ruhusunuz ve ayrılmaz bir şekilde yüreğimde mukimsiniz. Yüreklerimiz temas halindedir. Bana öylesine yakınsınız ki dünyadaki bir yerlerde kayıp ve başıboş olduğunuz düşünmeniz hayret vericidir.
Yüreğim sizin çapanızdır, sevdiklerim ve Benim yüreğime, ait olduğunuz yegane yere demirlemiş durumdasınız. Böye olmasına rağmen kayıp olduğunuzu düşünüyorsunuz. Çok muazzam şeylere muktedirsiniz, fakat benim yüreğimden çıkıp gitmeye? Asla. Bu mutlaktır. Ben Mutlak olanım ve siz de Benim parçamsınız.
Şimdi bir yerlere varmaya başladık. Meselenin özüne vakıf oluyoruz artık. Hayatımın aşkısınız. Eğer Ben bunu söylüyorsam şayet, kaçınılmaz olarak Ben de sizin için aynen öyleyim o halde. Biriz ve Aynıyız aziz çocuklarım. Yüreğimizin tüm muhtevasıyız. Başka türlü olmasını ister miydiniz? Biribirimize yabancı olamamızı ister miydiniz?
Elbetteki kimi kereler, bir çitle ya da hayali bir hatla ayrılmış olduğumuzu düşünmüştünüz; lakin Birlik ayrılamaz. Birlik, Birlik olarak kalır. Aramızda yabancı yoktur. Sadece Bir olarak mevcudiyetimiz sözkonusudur. Pek çok bölümde rol alıyor, pek çok rolü canlandırıyor olmanız bizim ayrılmış olduğumuz anlamına gelmez. Hiçbir yere gitmemiştiniz. Sadece Yeryüzündeki hayali hayatınızda oraya buraya sıçrıyorsunuz ve şimdi size bunu yapmanıza gerek olmadığını söylüyorum. Sadece sevgiye tabi kalın, sevgiyle dolu olun zira dünya da sizi takip edecektir.
Çeviren: Engin Zeyno Vural

