Please read the Guidelines that have been chosen to keep this forum soaring high!

CENNET#2412 Kainatın Tahtı

CENNET#2412 Kainatın Tahtı

Güzel ruh, sadece güzel bir ruh olabilirsin sen. Olabileceğin bir başka şey yoktur. Dünyevi tuzaklara bağlı olmadığın zaman, bunu idrak edeceksin. Bu tuzakları bir kenara ittiğinde, kendi yaptığın kozanın, kendini içine hapsettiğin ağın dışına çıkacaksın. Tüm bu gereksiz öteberi ve ilgisiz teferruatlar ortadan kalktığında ruhunun göz kamaştıran güzelliğinden başka geriye ne kalabilir ki? Ruhunun bir anlamı vardır ve hiçbir zaman azalmaz o. Hakiki benliğindir bu. Geri kalan her şey boştur. Dünya üzerinde hangi kabiliyetlere sahip olursan ol, bu geçerlidir. Dünya üzerinde hangi kabiliyetlerden yoksun olursan ol, bu yine geçerlidir.

Dünyanın herşey olduğuna ve kendinin de hiçbir şey ifade etmediğine inanmıştın sen. Denizde bir damla olduğuna, değerinin bir para etmediğine, çoğunlukla göze görünmeyen, farkedilmeyen, dikkate alınmayan, değersiz bir varlık olduğuna inanmış ve böyle düşünmüştün.

Böyle düşünmene rağmen ,tüm bunlara rağmen Benim için en değerli olansın sen ve şimdi senden, kendin için de değerli olmanı istiyorum. Dünya senin değerini bilmediği içindir ki dünyanın sana empoze ettiği şeylere inanma. Dünya senin değerini senden çalmış ve bir yerlere saklamıştır. Dünya bir güruha ait olduğuna ilişkin seni ikna etmiştir ve sen de buna inanmıştın. Ruhunu boşvermemiştin ama onun önemini ihmal etmiştin. Ruhunun ve onun değerinin, dünyaya nazaran bir peri masalından ibaret olduğunu hissetmeye başlamıştın. Elbetteki geçerli olan bunun tam tersidir.

Dünyadaki yaşam değerlidir, en az senin kadar değerlidir o; fakat dünya dahi kendine değer vermemektedir aslında. Kendine değer veren bir dünyada savaşlar olmazdı. Bu nevi hiçbir cinnet hali mevcut olmazdı. Dünya kendine bile değer vermezken size nasıl değer versin ki?

Kendinize ve teşekkül ettiğiniz pırıl pırıl, altından yapıya değer vermenizi öğütlüyorum şimdi size. Baktığınız aynalara inanmayın. Dünyanın ithamlarına inanmayın. Bana inanın aziz çocuklarım ve kendinize inanın.

Yürekten inanın, dolayısıyla da “mış” gibi yapmayın.

Hakikat ya da hayatın gerçekleri olarak nitelediğiniz şeyler sahtedir. Kendinizi Hakikatlerin en muazzamından gizleyip de hayali bir kurgunun yüzeyselliğini hakikat olarak kabul etmeniz tuhaf değil midir? Muhteşem bir ruh olarak ihtişamınızı yansıtmak üzere Cennetten doğdunuzu söylüyorum size. Değersiz değilsiniz aziz çocuklarım. Sizin saf altından daha az bir şey olduğunuzu söyleyen tüm değerlendirmeler yanlıştır. Benim yüreğimde ışıldayan, parlak yıldızlarsınız. Buna inanmak neden bu kadar zor?

Herkesin her söylediğine inanıyorsunuz. Canı gönülden inanıyorsunuz. Fakat benim söylediklerime inanmak sizin için zor oluyor. İnanın ya da inanmayın, kabullenin. Şu avantajla yola çıkın: Değerlisiniz. En değerlisiniz. Kendinize mal ettiğiniz cezaların ve değersizlik telkinlerinin dışında her şeye layıksınız.

Buradasınız, kainatın tahtında oturuyor ve kaldırımda yaşayan bir evsiz olduğunuzu düşünüyorsunuz.

Bakış açınız geçersizdir sevdiklerim. Kim olduğunuzu unutmuştunuz. Onunla ilgili her şeyi unutmuştunuz. Fiziksel sınırlarınızdan, sahip olduğunuz alışkanlık ve yanlış inançlardan öte bir şeyler olabileceğiniz fikrinin bile saçma olduğunu düşünebilirsiniz.

Bana inanmaya, Benim söylediklerime inanmaya yüceltiyorum sizi; zira böylelikle kendinize de inanabilirsiniz. Diğerlerinin size yönelik deforme olmuş algılarıyla alakadar olmayın. Kendinizi net bir şekilde görmeye başlayın, dolayısıyla diğerlerini de aynı şekilde göreceksiniz.

Işıldayan muazzam bir ruhsun sen. Bu hakiki pahanı kabul et ve onu kendinin kıl.

Çeviren: Engin Zeyno Vural