CENNET#2413 Dünyanın Cennetle Birlik hali
CENNET#2413 Dünyanın Cennetle Birlik hali
Ruhun sergilediği havai fişek gösterisi gibi başka hiçbir şey yoktur. Onunla mukayese edilebilecek bir başka şey yoktur. Yıldızların tüm galaksisini aydınlatan, göz kamaştırıcı bir şey görmek istiyorsanız o halde ruha bakmalısınız. Tam anlamıyla göremeseniz de bir an için gözünüze çarpabilir o. Sevgi bunun bir işaretidir. Ağaçlar ve yeşermiş olan diğer tüm o bitkiler her daim sevgi yayarlar etrafa. Güneş de yapar bunu. Siz de yaparsınız. Kaçınılmazdır. Ruh sever.
Hayatla ilgili her ne düşünürseniz düşünün, ruhla alakalıdır bu. Başarıyla, şöhretle, servetle, hastalık ya da sağlıkla ilgili değildir, yüksek notlarla, eğitimle, otomobillerle ya da aya gitmekle ilgili değildir. İnsan yüreğiyle alakalıdır ve onun beraberinde de tüm İhtişamıyla birlikte ruhunuzla alakalıdır. Siz ve Ben tek bir ruhuz, diğer herkes de bunun dahilidedir. Her bağlamda, sadece ruh mevcuttur. Siz ruhsunuz, aziz çocuklarım. Her ne olusanız olun, eninde sonunda ezeli, ebedi birer ruhsunuz. Yeryüzünde seyahat eden birer ruhsunuz. Ruhunuz sınırlanmamış olduğundan dolayıdır ki her yere gidebilir o. Sınırsızdır ruhunuz. Sevgiden başka hiçbir şeye tabi değildir ve bu özgürlük, başka hiçbir şeye benzemez.
Sizi özgür kılan dünya değildir. Zira zaten özgürsünüz. Kelepçeler ruhu tutsak edemez. Gezgin birer ruhsunuz sizler. Ruhunuzu asla yitirmezsiniz; fakat onu Yeryüzünde keşfedebilmek için çok mesafe katetmeniz gerekir.
Heryerde çınlasın özgürlüğün sesi. Kainata aksetsin o.
Tüm ruhlar biribirleriyle temas halindedir. Bir kucaklaşma dahilindeyken tüm kainatı kateder onlar; zira salt ruh ve salt sevgi el ele ilerlemektedir. Sizin yüreğinizden kaynak bulan bu infilakı hiçbir havai fişek gösterisi taklit edemez. Yüreğiniz, sevginin güneş patlamaları gibidir.
Sizinle hayatın özü arasında ince bir perde olduğu söylenmektedir. Hayatın özü olarak nitelenen şey sizin hayrete şayan ruhunuzdur. Peki ya o ince perde nedir sevdiklerim? Sanki hiç orada yokmuşcasına bir kenara çekebileceğiniz, incecik, örümcek ağı denli hafif bir şeydir o. Bu ince perdeden dışarıyı görebilirsiniz. Zira diğerlerine benzer bir yanılsamadır bu da. Bu boğucu perdeye muazzam bir güç atfedersiniz sadece.
Herhalükarda, Benim orada olmadığım denli, ruhunuz da bu perdenin diğer tarafında değildir. Ben neredeysem ruhunuz da oradadır. Ve sizler de öylesiniz sevdiklerim. Ruhunuz kadar yakınım size. Biribirimize tabiyiz Biz. Siz ve Ben, kalp ve ruh; zira bu, saklanıp alıkonulamayan fakat tıpkı sabahları şafağın sökmesi gibi saçılıp patlamalar yapması gereken harikulade ve yüce Birlik anlamına gelmektedir.
Elektrik ışığı kullanışlıdır ve çoğunlukla da hoştur; lakin güneşin yanında insan yapısı bu ışık çok küçük kalır. Güneşe eş hiçbir şey yoktur ve Tanrı vergisi bu dünya üzerinde, bedenlenmiş harikulade ruhlar olan sizlere de eşdeğer başka hiçbir şey yoktur. Nasıl da harikulade bir yaradılışsınız sizler. Ne şekilde görünüyor olursanız olun, Güneş denli büyüksünüz. Ben en muazzam yaradışım olduğunuzu söylerken şaka yapmıyordum. Herşeyi yapabilirsiniz sevdiklerim. Herşeye muktedirsiniz. Ruhunuzu keşfedebilir ve onu ifşa edebilirsiniz; zira yapacaksınız bunu. Dünyanın zirvesine yükselecek ve Dünyanın Cennetle Bir olduğunu ilan edeceksiniz.
Yeryüzünde, İnsan neslinin arasına sızan gün ışığı olabilirsiniz. Işığınızı sayısız şekilde yayabilirsiniz. Lakin bununla ilgili çok da düşünmeyin. Sadece ayağa kalkın ve yapın bunu. Havai fişekler patlattığınız o yolda ilerleyin; zira öyle bir ihtişam ortaya koyacaksınız ki buna kendiniz bile şaşıracaksınız ve tüm dünya ayağa kalkıp kendini alkışlayacak.
Çeviren: Engin Zeyno Vural

