Please read the Guidelines that have been chosen to keep this forum soaring high!

CENNET#2380 Kendi Mutluluğunuz

CENNET#2380 Kendi Mutluluğunuz

Mutluluğu kendinizden neden esirgiyorsunuz? İnsan kendini mutlu olmaktan neden mahrum eder ki? İnsanlar kendilerini neden mutluluktan daha azına tabi kılarlar? Öyle görünüyor ki, İnsanlar kendilerini mutluluktan daha azına bağlı tutuyor ve ilk etapta önemsiz olan şeylere tahammül etmek durumunda kalıyorlar. Mutluluktan az olan diğer herşeyi himaye etmek gereksizdir. Mutluluktan daha azı sizin layığınız değildir. En sıkıntılı hallerde bile mutluluğa sahip olabilirsiniz. Bir bedeli yoktur mutluluğun. Hiçbir bedel ödemezsiniz onun için. Mutluluğu ellerinizde tutmanız murad edilmiştir.

Aziz çocuklarım, hangi koşulların içinde olduğunuzun bir önemi yoktur, kendi mutluluğunuzu kendiniz sağlarsınız. Mutsuz olmanız sizin kendi ediminizdir. Evet çeşitli hadiseler meydana gelebilir ve mutluluğunuzu sabote eder görünen, mutlu olmayı sizin için güçleştiren insanlar hayatınıza girebilir; lakin hadiseler ve olaylar mutluluğunuzdan mesul değildir. Bundan siz mesulsünüz. Sorumluluk sizindir. Mutluluk duymadığınız olaylar ve insanlarla ilgili düşünceleriniz bırakın uzaklaşıp gitsinler.

Size yönelik en içten tavsiyem şudur: Mutlu olmadığınız durumlarda bile yine de mutlu olun.

Bunu yapabilirsiniz. Bunu yapmak size kalmştır. Bir başkasına değil. Önünüzdeki mutluluğu görmeye devam edin. Mutluluğu davet etmenin yolu budur. Şöyle düşünmeyin: “Ey mutluluk neredesin. Sana ihtiyaç duyduğumda neredeydin?” Şunu düşünün: “Selam mutluluk, işte buradasın. Çok uzun zamandan beri buradaydın.” Ve şimdi gülümseyin.

Mutluluktan yana tövbekar olmayın. Sizin doğuştan gelen hakkınızdır o. Her ne olursa olsun istihkakınız olarak alın mutluluğu. Beraberinize alın. Yüreğinizle sarmalayın onu.

Yine, her ne olursa olsun mutluluğu verebilirsiniz de. Bunu yapabilirsiniz. Kaçınılmaz olarak size geri dönecektir o. O an için böyle görünmüyorsa şayet, bu durumda daha fazla sevgi verin öyleyse. Verilen sevginin geri gelmesi kaçınılmazdır. Şu an da yeterince mutluluğa sahip olabilirsiniz ve dahası size dalga dalga akan, içinde sevinçle sıçrayacağınız bir mutluluğa sahip olabilirsiniz. Etrafınızdaki herşey mutlulukla ıslanır ve siz de ıslanırsınız. Hakikatte sevdiklerim, bu mutluluğu Dünyanın tüm köşelerine sıçratmış olursunuz. Herkes payını alır ondan yana. Kimse dışında kalmaz. Siz de dışında kalmazsınız.

Ne denli kudretli bir sıçratan olduğunuzu dikkate alın ve sadece mutluluğu saçıp sıçratın. Mutluluğun her bir damlası paylaşılmak içindir. Ve onun her bir damlası paylaşılır.

Mutluluktan uzak ya da yakın olan hiç bir şeyin dünyaya teyit veya beyan edilmesi gerekmez. Sevgidir bu. Sevgi ızdırap vermez. Bağımlılık acı cerici olabilir. Sevgi ise asla. Farkı bilin.

Sahip olmanız gereken hiçbir şey yoktur. Lakin mutluluk sizin emrinizdedir. Mutluluk talebinde olmaktan farklı bir şeydir bu; lakin mutluluk talebe tabidir. Onun için verin siparişinizi. Mutluluğu emredin. Kalabalıkların içinde de tanıyın onu. Mutluluk heryerde sizindir. Tıpkı güneş gibi mutluluk da herkes için saçar ışığını.

Somurttuğunuzda mutluluğunuzu bastırmış olursunuz. Mutluluğun herzaman size ait olduğunu dikkate alın; engellemedikçe her zaman sizin erişiminiz dahilindedir o. Mutluluğa sırtınızı dönmeyin. Bir an için dahi olsa en küçük, en küçük bir ızdırabı hak ettiğinizi asla düşünmeyin. Mutluluğa layıksınız. Doğuştan hakkınız olan şey ızdırap değildir. Mutluluktur o.

Izdırap çekmekte bir erdem yoktur. Gelecekteki bir fayda, ya da herhangi bir erdem düşüncesiyle asla mutluluktan feragat etmeyin. Izdırap çekmekte kesinlikle ve kesinlikle bir erdem yoktur. Mutluluğu tanımak için ızdıraba tezat oluşturmaya da ihtiyacınız yoktur. Hernevi ızdırabın cahili olun. Ağlayacaksanız eğer, mutluluktan olsun bu. Yas tutarken dahi, sevmiş olduğunuz için mutluluktan ağlayın ve ilerleyip bir başkasını daha sevin.

Çeviren: Engin Zeyno Vural