Please read the Guidelines that have been chosen to keep this forum soaring high!

CENNET#2369 Kainat Departmanı

CENNET#2369 Kainat Departmanı

Üzerinde Müşteri Hizmetleri, Kainat Departmanı yazan bir kimlik kartı taşıdığınızı farzedin. Yeryüzündeki rolünüzün bu olduğunu idrak ettiğinizde aydınlanmışsınız demektir. Kendiniz için burada değilsiniz. Diğerleri için buradasınız. Diğerlerine hizmet etmek için buradasınız. Tanrının müşteri hizmetleri servisinin bir temsilcisisiniz. Dünyanın kendisine hizmet etmesini bekleyen biri değilsiniz. Diğerleri için hayatı kolaylaştıran ve güzelleştirensiniz.

Diğerlerine işin püf noktasını gösteriyor ve çiçeklenen dünyayı ifşa ediyorsunuz. Hayatınız vasıtasıyla, manzarayı ortaya koyuyorsunuz. Varoluşunuzla bir izahat haline geliyorsunuz aziz çocuklarım.

Giysilerin uymasına yardımcı olan bir terzi gibisiniz.

İnsanları gitmek istedikleri yere götüren bir taksi şoförü gibisiniz.

Tezgah başındaki bir dokumacı gibisiniz ve Dünyada arayış içinde olanlara istedikleri şeyi dokuyorsunuz. Deseni buluyor, renkleri buluyor ve harikalar dokuyorsunuz.

Altında insanların sigaralarını yaktıkları ya da haritalarına baktıkları bir sokak lambası gibisiniz.

Bir müze rehberi gibisiniz, sadece fazla konuşmuyorsunuz siz. Sanata hayranlık duyuyorsunuz; böylelikle diğerleri de sizin gözlerinizi takip ediyor ve aynı hayranlığı paylaşıyorlar.

Piyano çalan bir piyanistsiniz, para kazanmak için yapmıyorsunuz bunu; kendi zevkiniz için ve diğerlerinin de keyif alması için yapıyor ve böylelikle de mutluluk duyuyorsunuz. Kainat için müzik yapmak karşılıklı bir iyilik halidir. Müziği yapan onu dinler de aynı zamanda. Müziği ortaya koyar ve keyif alır. Müzik yapar o.

Benim müşteri hizmetleri temsilcim olaraktan cana yakınsınız sizler ve herkesi gülümseyerek karşılıyorsunuz. Muazzam bir müşteri hizmeti sunuyorsunuz. Herkesi tatlılıkla kendinize çekiyorsunuz. Dinliyor ve hizmet ediyorsunuz. İhtiyaçları yerine getiriyorsunuz Müşteri memnuniyetini sağlıyorsunuz. Benim temsilcim olduğunuzu asla unutmuyorsunuz. Kendinize dönük ve ben-merkezci değilsiniz. Yeryüzünde ne için bulunduğunuzu biliyorsunuz. Bir mutluluk çeşmesisiniz. Tıpkı çikolata otomatları gibi tatlılık veriyorsunuz.

Yolları tamir edensiniz. Diğerleri için açıyorsunuz yolu.

Diğerlerinin gerçek ihtiyaçları ne olursa olsun yerine getiriyorsunuz. Kimseyi es geçmiyorsunuz. Herkesi dikkate alıyorsunuz. Zamanın ve mekanın ötesinde ilerliyorsunuz. Evrensel bir hizmetkarsınız. Uçuşta görevli hostessiniz. Uçağın pilotsunuz da aynı zamanda. Bir transatlantiğin kaptanısınız.

Yemeği hazırlayan ve onu sunansınız. Hazırladığınız yemekten siz de oturup yiyorsunuz; lakin kendiniz için yapmıyorsunuz tüm bu hazırlığı. Hazırlamış olduğunuz yemekle ve onu diğerlerine sunmakla Beni onurlandııyor, masanızda Benim için her zaman yer ayırıyorsunuz.

Arabanızla Beni gezdiriyorsunuz etrafta. Beni heryere götürüyorsunuz. Gururla manzaraları gösteriyorsunuz Bana.

Benim mevcudiyetimden gurur duyuyor, Bana insanlarımı gösteriyorsunuz. Birlikte ilerlerken şöyle söylüyorsunuz Bana:

“İşte Tanrım, İnsanların. İşte yaratmış olduğun dünya. Senin adına ve Senin için çok iyi bakıyorum onlara. Hakikatte ise Tanrım, benim müşterim sensin. Benim işverenim ve benim müşterim Sensin Tanrım. Gerçekte sadece sana hizmet ediyorum ben. Hizmet ettiğim herkes Sensin. Bunu unutmuyorum. Gittiğim heryerde Senin parlayan ışığını görüyorum. Herkesin gözünde Senin parlayan ışığını görüyorum. Beni ve diğer tüm Varlıkları içinde himaye ettiğin sevginin beraberinde, Seni temsil etmekten kendimi alamıyorum. Ve böylelikle kendimi de temsil etmiş oluyorum. Sen ve Ben Biriz ve Aynıyız, ve dolayısıyla hizmet etme imtiyazına sahip olduğum diğer herkes ve hizmet etmemle imtiyaz kazanan diğer herkes de öyle.

Senin Adına Tanrım ve Senin için hizmet ediyorum ben.

Çeviren: Engin Zeyno Vural