Please read the Guidelines that have been chosen to keep this forum soaring high!

Heaven#3787 Kablosuz bağlantı gibi

Heaven#3787 Kablosuz bağlantı gibi

Tanrı dedi ki:

Aradığınız kusursuzluk orada burada değildir. Aradığınız kusursuzluk sizin içinizdedir. Mesele sizde biter canlarım. Kabulünüz nerededir peki? Dünyaya yönelik takdirinizi nereye saklıyor, nereye koyuyorsunuz?

Bunu görmek kolay değildir ama dünya mükemmel bir gelişim içindedir. Şimdi sahip olduğunuz farkındalığa sizi dünya taşımıştır. Mükemmel bir şeydir bu. Olup biten her şey birer mihenk taşıdır. Karşınıza çıkan tüm engeller de öyledir.

Artık yargılayıcı bir tutum takınmanız gerekmiyor. Artık dünya veya birileri için hayıflanma durumunuz yok. Bu, kriterlerinizin olmaması veya lakayt bir tutum içinde olmanız demek değildir. Kendiniz için kriterleriniz olsun sizin.

Eğer Benim bakış açım size bir şeyler empoze ediyorsa bu sevgidir. Sevgiyi yansıtın ve yargılamaktan kaçının. Vardığınız tüm sonuçlar yargılamadır. Sizin birer sevgili olmanız murad edilir, yargıç değil. Düşüncelerinizdeki o kapkara ipleri koparın. Bunlar dünyayı geride bırakırlar ve size hiçbir fayda sağlamazlar.

Dünyaya, kendisine çeki düzen vermesini söylemek yerine siz kendinizi toparlayın. Anlaşılamayan bir şey bile kabul edilebilir. Kutsamalardan yana bakın zira kutsanmış durumdasınız sizler.

Dünya size aksini söyleyecektir. Dünyayı olduğu gibi kabul edin; ama siz kendiniz olarak düşünün. Dünyayla aranızda bir çekişme yoktur. Bir köprü vardır. Köprüler kurun siz. Ufuk gibi onların üzerinde yürüyeceksiniz. Köprüler sizi bir yerlere götürür; peki siz nereye gitmek istiyorsunuz?

Geçmekte olduğunuz köprüsünüz. Dünya ve Cennet arasındaki o köprü olun siz. Yüreğiniz bir köprüdür. Sanki de yere uzanıp kendinizi köprü kılmış gibisinizdir. Öyle bir uzanırsınız ki ayaklarınız Dünyaya, parmaklarınız da Cennet’e dokunur. Diğerleri de sizin bilincinizin oluşturduğu köprüden geçerler. Başkaları size köprü olmuştu şimdi de siz başkaları için köprü oluyorsunuz.

Kendinizi izahatlerden oluşan bir köprü yapmayın. Siz az şey söyleyen bir köprüsünüz. Ama muazzam bir yapısınız. Aradaki mesafeyi aşmaları için pek çoklarına yardım ediyorsunuz. Sevgiden sevgiye uzanan bir köprüsünüz. Bir gökkuşağısınız ve Kainat boyunca bir kavis çiziyorsunuz. Üzerine basmaları için diğerlerine mihenk taşları temin ediyorsunuz. Muazzam bir hizmette bulunuyorsunuz.

İşaret ederek çağırıyorsunuz onları. Kalbinizle işaret ederek çağırıyorsunuz. Kalbiniz bir hiç uğruna değil. Bir şeyler için o. Kainatın desteğisiniz. Benim kucaklayan kollarımsınız. Kainatı dengeliyorsunuz. Dünya size kulak veriyor.

Siz bir köprüsünüz, düşünceleriniz bir köprü. Dünyayı her yere götürebilirsiniz. Dünyayı Cennet denilen yere de götürebilirsiniz. Orası benim olduğum yerdir, siz ve diğer herkes de orada Bana katılmak üzere davetlidir. Rota sizsiniz. Yolu siz gösterirsiniz veya bir başka yere işaret edersiniz.

Dünyaya rehber olmaktır size düşen. Murad edilen köprü olmanız için Cennet’e ulaşmış olmanız gerekir ki yolu gösterebilesiniz.

Sadece kendiniz için yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Sadece kendiniz için bir şeyler yapmanız mümkün değildir. Ya yukarı çeker ya aşağı indirirsiniz. Siz nereye giderseniz dünya da sizinle gelir. Yoksa önemsiz olduğunuzu mu düşünmüştünüz? Vazgeçilmez bir gerekliliktesiniz. Öncü olun. Yolu açan olun.

Sesimin duyulmasına imkan tanıyın. Davullar çalmadan da işitilir o. Sesim yayılır, her yere nüfuz eder. Her yere erişebilir o.

Kendinizi bir aktarıcı olara farz edin. Dikkatler bu aktarıcıya yönelmez. Dikkatler doğrudan mesaja yönelir. Benim mesajlarımı aktarın. Tabii ki kendi şikayetlerinizi aktarmayın bu arada. Yeryüzündeki kablosuz birer bağlantı gibisiniz sizler.

Çeviren: Engin Zeyno Vural