Please read the Guidelines that have been chosen to keep this forum soaring high!

Heaven#3754 Zihniniz size huzur versin

Heaven#3754 Zihniniz size huzur versin

Tanrı dedi ki:

Şimdiye kadar hissetmiş olduğunuz en derin dinlenme halini bir düşünün. Öylesine derin ve öylesine kolaydı ki o. Çabasızdı. Bir zorlama yoktu. Bu huzurdur işte. Bir süre huzur hakimiyet kurmuştur ve zihninizde hiçbir şey yoktur. Bir kez olsun zihniniz görev başında değildir ve yönetip kontrol etmiyordur o. Sizi yalnız bırakarak bir süreliğine tatile çıkmıştır. Size kendisini hatırlatıp durmuyor, usandırmıyordur. İçinize korku salmıyordur. Kendisini tekrar etmiyordur. Size bir teneffüs vermiştir. Sizi biraz olsun yalnız bırakıyordur.

Doymayı da durmayı da bilmeyen zihninizin artık sırtınızdan inmesi gerekmektedir. Zihninizin sizi bir ileri bir geri oynatması gerekmez. Aşağı yukarı zıplaması, size uyarılar vermesi ya da sizi karanlık geçitlere çekecek hatıraları aklınıza getirmesi gerekmez.

Zihniniz hayatınızı ele geçirmiş ve onu kaygı, korku gibi şeylerle doldurmuştur. Sizi, sadece aşırı derecede düşünmeye sevk etmiştir o. Sahip olduklarınızın üzerine koymanız için daha fazla düşünce aramaya, didiklemeye sevk etmiştir sizi. Yarışırcasına bir oraya bir buraya koşturmuş ve patronun kendisi olmadığını unutmuştur. Zihniniz, elbette ki iyi niyetle, sizin ve yüreğinizin efendisi olması gerekmediğini unutmuştur. Size hizmet etmesinin ve yüreğinize huzur vermesinin murad edildiğini unutmuştur. Zihniniz öyle bir düşünce cümbüşüne kapılmıştır ki asli görevini unutmuştur. Sadece unutmuştur. Kendini kaptırmış ve resmin bütününe bakmayı unutmuştur. Zihniniz kendi kendisini yolundan saptırmıştır; bu tıpkı bir seyahat için telaşla valizinizi toplarken, hazırlanma heyecanı içinde önemli bir şeyi yanınıza almayı unutmanız gibidir.

Zihniniz de böyle bir koşturmaca içindedir. Gereksiz her şeyi hatırlayıp sizi kaygılardan ve külfetten korumak olan asıl görevini unutmaktadır. Size hizmet etmeye can atmaktadır o; ama korumak fiilini, hizmet etmek fiiliyle karıştırmaktadır.

Rolünün sizi ele geçirmek ve huzur yolundan çıkarmak olmadığını anlatalım zihninize. Bir hizmetkar olarak daha sabırlı, daha sessiz ve daha naziktir o. Zihnin bu kadar da tantana yapması gerekmez. Zihnin sizi yıpratıp tüketmesi murad edilmez.

Öyleyse bu zihni nasıl sakinleştiririz biz? Zihin o kadar güçlüdür ki. Onun dinlenmesini nasıl sağlayabiliriz ve belki de artık daha sık dinlenmesini? Tüm hayat dahilinde olduğu gibi, zihninizi sevin ve müziğini yumuşakça, arka planda çalmasını isteyin ondan. Onun sırtını okşayın ve habire alarm vermekten sakınmasını söyleyin. Söylediği her şeyi dinleyeceğinizi ve dikkatinizi çekmek için bu kadar uğraşmasına gerek olmadığını söyleyin ona. Sakin olmasını isteyin ondan. Ona yanıt verdiğinizi, hayatınızdan sorumlu olduğunuzu, kendinize ve zihninize iyi bakıp gözeteceğinizi söyleyin ona. Bir süre için geri planda durmasını ve size huzur vermesini isteyin ondan. Nihayetinde, huzur içindeyken zihin daha iyi düşünür ve dinlenmenin iyi bir şey olduğunu idrak eder. Sizi daha az uyarırsa, sizi daha az korkutursa onu çok daha iyi dinleyebileceğinizi anlar.

Karışık aklınıza yavaşlaması ve hayatla ateşkes yapması gerektiğini söyleyin. Bazen de ayaklarını yukarı kaldırıp uzanması gerekir onun. Bazen de gevşemesi, bir plajda uzanmış olduğunu ve sadece güneşlendiğini, kıyıya çarpan dalgaların sesini dinlediğini hayal etmesi gerekir. İnsanları izlediğini, sadece izlediğini ve tek bir kelime bile söylemediğini, hayat kendi işini görürken orada sadece uzanmakta olduğunu hayal etmesi gerekir. Zihin, size huzur vermesinin üzerinizdeki iyi etkilerini fark edecektir. Bundan sonra da sizi harekete geçirmek, size bir şeyler hatırlatmak ya da teşvik etmek için bu kadar çok şey söylemeyecektir; çok az şey de söylemeyecektir o ve tam kararında hareket edecektir.

Çeviren: Engin Zeyno Vural