Please read the Guidelines that have been chosen to keep this forum soaring high!

Heaven #3708 Farklı Lisanlar

Heaven #3708 Farklı Lisanlar

Tanrı dedi ki:

Eğer bir insan farklı bir ülkede yetişmişse ve doğduğu ülkenin dilini konuşuyorsa, bu insanın sizinkinden farklı bir lisanda konuşmasını tuhaf bulmazsınız. Bu sizin için şaşırtıcı bir şey olmaz. Lisan enteresan bir şeydir ve o insanın sizin bilmediğiniz bir dili konuşuyor olmasına, üstüne üstlük bir de akıcı bir şekilde konuşuyor olmasına hayranlık dahi duyabilirsiniz. Konuşulan lisanı anlamayabilirsiniz ama farklı bir dil konuşmanın nasıl bir şey olduğunu anlarsınız.

Bununla birlikte birileri sizin inandığınız şeye inanmadığında, sizin siyasi, dini yada Tanrısal inancınızı paylaşmadığında, yalın bir sağduyu olarak gördüğünüz şeylere inanç duymadığında o kişi sırf sizden farklı bir bakış açısına sahip olduğu için doğrudan kızgınlık duymasanız bile bir tedirginlik yaşama eğiliminiz vardır. Böyle durumlarda “Nasıl bu kadar cahil olabiliyorlar? diye düşünürsünüz. “Bunların derdi ne? Niye bu kadar körler?” diye burnunuzdan solursunuz.

Canlarım, bu insanlarla bir başka ülkede yetişmiş ve sizden farklı bir dil konuşan bir insanlar arasında ne fark vardır ki?

Başkaları komşu kapınızda büyümüş bile olsalar onlar aslında yabancı bir ülkede büyümüş gibidirler; bu böyledir. Başka şartlar altında yetişmişlerdir. Sizinkinden farklı bir dil konuşuyorlardır ve siz de bunu bir arıza olarak görüyorsunuzdur. Onlara karşı sabırsızsınızdır.

Sizinle aynı evde yetişmiş insanlar bile dünyaya bambaşka bir gözle bakabilirler. Diğer herkesin sizinle bire bir aynı bakış açısına sahip olmasını mı isterdiniz gerçekten? Bu egonuzun hoşuna giderdi belki ama bunu istemek mecburiyetinde misiniz?

Küçük meselelerde bile başkaları sizinle aynı bakış açısını paylaşmadığında onlara karşıt hoşnutsuzluk duyabiliyorsunuz. Siz modern çizgiler taşıyan mobilyaları beğenebilirsiniz, onlar ise klasik mobilyaları; bu durumda aklınızdan “Bunların derdi ne?” gibi düşünceler geçer.

Siz mavi rengi sevebilirsiniz mesela, onlar da moru ve onların tercihine küçümseyerek bakabilirsiniz.

Kendi ten renklerine beğeni duyup da diğer renklerdeki insanlara tepeden bakan insanlar dahi vardır. Bundan daha aptalca bir şey duydunuz mu acaba?
Bir şeylerin illa sizin düşündüğünüz şekilde olması gerektiği fikrinden sakının. Tercihler sizin aslınızı, özünüzü teşkil etmezler. Elbette başkalarının da
Dik kafalı, ön yargılı olmaktan gurur duymak niye?

Belki de kısa boylu birine tepeden bakıyor, belki o kişinin uzun boylu olan sizden daha değersiz olduğunu düşünüyorsunuz.

Kardeşlik mevhumu, seçici bir kardeşlik anlamına gelmez. Seçmek, beğenmek anlamına gelmez bu. Sadece sizin uygun gördüğünüz kişileri değil, herkesi umursamak, herkes için şefkat ve ihtimam beslemek anlamına gelir. Bazılarını umursayacak, diğerlerini de göz ardı edecek bir fevkaladelikte değilsiniz ki. İnsanları sınıflar, gruplar halinde düşünmektense onları insan olarak düşünmek daha hayırlıdır.

Aynı şekilde size yakışan sadece bazılarına değil, tüm hayvanlara müşfik davranmanız, onlara ihtimam göstermenizdir. Hepsine karşı nazik olmak durumundasınız.

Bilincinde olduğunuz olumlu veya olumsuz önyargılarınız var; öte yandan hiç farkında olmadıklarınız da mevcut. Farkında olduğunuz zamanlar eski düşünce biçimlerini değiştirmek için iyi bir şanstır.

Evet, bir kez daha geçmişin peşini bırakmaktan söz ediyoruz. Burada kaygılanmanız gereken şey özünüzü, temelinizi bırakmak değildir. Mazi sizin temeliniz değildir. Temeliniz sevgidir sizin. Ben sizin Temelinizim. Dünyanın bir köşesini bir diğer köşesine yeğlediğimi gerçekten düşünmüyorsunuz değil mi? Yada erkekleri kadınlara? Eğer bir tercihimin olduğunu düşünmek istiyorsanız, Benim tercihim hepsidir; hepinizi tercih ediyor, hepinizi üstün görüyorum Ben; topalı, aksağı, zeki ve atik olanı, yavaşı, zengini, yoksulu, yaşlıyı, genci. Hepsini, hepinizi üstün görüyorum. Gözleri görmeyen, kulakları duymayanlar; sizi de seçiyor, üstün görüyorum Ben.

Çeviren: Engin Zeyno Vural