Heaven #3410 İyi oynayın canlarım
Heaven #3410 İyi oynayın canlarım
Tanrı dedi ki:
Çocuklarımın kendi sorumluluklarını Bana yüklemek gibi bir eğilimleri vardır. Siz Benim sorumluluğumsunuz, lakin bilerek ve isteyerek Ben de size kendi tercihlerinizi yapma hakkını tanıdım. Seçme hakkınız var. Bu büyük bir nimettir. Bu tercih hakkı fırsatları eşitler. Bir tutsak değilsiniz. Muazzam imkanlarınız var, önünüzde pek çok fırsatlar var. Size tanınan tercih hakkının beraberinde sorumluluklarınız da var. Dolayısıyla faal olmanız, yükümlülüklerinizden kaçmamanız ve diğerlerine yıkıcı eleştiriler getirmemenizdir hayırlı olan.
Bana veya bir başkasına parmak sallamak size göre değildir. Hiç kimseyi suçlamayın. Kendinizi şamar oğlanı haline getirin demek de değildir bu.
Öte yandan olaylar üzerinde bir tesiriniz olduğunu da bilmelisiniz. Düşüncelerinizin bir tesiri vardır. Düşünceleriniz fark yaratmaktadır. Dünyanın gidişatı üzerinde tek başınıza bir etkide bulunduğunuz manasında değildir bu; fakat eylemleriniz ve anlayışınız hakkında söz hakkınız vardır. Anlayışınız, algılayışınız konusunda bir başkasının sorumluluk alması için ısrar edemezsiniz.
Eğer kek yapıyorsanız ve yaptığınız kek güzel olursa bundan dolayı gurur duyar, bunun başarısını üzerinize alırsınız. Bu da hakkınızdır. Eğer kek güzel olmazsa bu sefer sorumluluğu tarife, fırına yada bir başka şeye yükleyebilirsiniz. Haklı da olabilirsiniz! Lakin her halükarda o keki yapan sizsinizdir, sorumluluk da sizindir. O keki bir daha yapmamaya yada iyi netice alana kadar tarif üzerinde bir takım değişiklikler yapmaya karar verebilirsiniz. Tarife yönelik ayarlamalar sizin içinizdedir, size bağlıdır. Elbette bir arkadaşınızdan yardım da alabilirsiniz.
Dünyaya duyuracağınız bir ses vardır. Dünyaya her ne ilan ediyorsanız bu sizin sorumluluğunuzdadır. Sızlanıp şikayet ediyorsanız, bu yaklaşımınızdan dünya sorumlu değildir. Siz sorumlusunuzdur. Eğer dünyayı beslemek istiyorsanız ona iyi yanlarını söyleyin, onu yüceltin, gitmesi gereken istikameti gösterin ona; bunlardan siz de sorumlusunuz. Yeryüzündeki as bir oyuncusunuz. Kendi düşünceleri üzerinde, yaptıkları yada yapmadıkları üzerinde söz hakkı olan sizsiniz. Takımın geri kalanına da şevk ve cesaret verin.
Bu takım Benimdir ve size her türlü ekipmanı, oyun alanını temin ediyorum Ben. Sizi destekliyorum.
Şüphesiz ki takımın bir üyesisiniz. Öyle ki hiç kimse sizin yerinize oynayamaz. Sahada olduğunuz zaman sahip olduğunuz her şeyi oyuna veriyorsunuz. Takımınıza da hakkını veriyorsunuz, lakin kendinize itimat ediyor, kendinize dayanıyorsunuz. Topu yakalamak zorundasınız, sayı yapmak zorundasınız. Yada top sizdeyken onu sayı yapabilecek bir başka takım arkadaşınıza da verebilirsiniz; ancak her halükarda oyununuzla katkıda bulunuyorsunuz.
İyi oynayın canlarım. Kendi oyununuz açısından siz bir yıldızsınız. Malzemeci çocuk bile olsanız siz bir yıldızsınız. Nasıl hizmet ettiğiniz takımın bir ferdi olarak size bağlıdır.
Benim takımımın bir üyesisiniz. Ne olduğunuzu düşünüyordunuz ki? Benim için oynuyorsunuz. Benim takımım orada olan yegane takımdır ve siz de ona dahilsiniz. Saha kenarında oturuyor olabilirsiniz. Bu sizin tercihinizdir, Benim değil. Benim açımdan bakıldığında takımın tüm üyelerinin tüm değerleriyle sahada oynamalarını isterim Ben.
Ancak saha kenarında oturuyorsanız bile hala katkınız vardır ve bir iz bırakırsınız. Bunu iyi yapın, iyi izler bırakın.
Hayat dahilinde neşe verin, coşku katın. Takımı coşturun. Onda kusurlar, kabahatler bulmayın. Katkınızı destekleyici olacak şekilde gösterin ve o oyunu özel kılın, muhteşem bir hale getirin.
Çeviren: Engin Zeyno Vural

