Please read the Guidelines that have been chosen to keep this forum soaring high!

HEAVEN #2663 Yaradılışın özü

HEAVEN #2663 Yaradılışın özü 10 Mart 2008

Mesele Benim önümde eğilmeniz gerektiği değildir. Mesele, yukarıya ve kendi içinize bakmanız gerektiğidir. Yukarıya baktığınızda güzel şeyler olur. Fiziksel anlamda yukarıya bakma eylemi sizin için harikalar yaratır. Üzerinize huzur çöker. İçinizden sevgi kaynar. Yukarıya bakmayı unutmayın. Benim yukarıda olduğum anlamına gelmez bu, lakin sanki öyleymiş gibi yukarıya bakın siz.

Burada, tabii ki sizin içinizde olmama rağmen, Beni sadece içinizde bulacaksınız demek değildir. Kendinizi tamlık içinde hissettiğinizde, mutlu hissettiğinizde, kalbiniz sevgiyle titrediğinde Beni kendi içinizde idrak edersiniz. Ben her zaman buradayım. Ağrılarınız ve sızılarınız kadar sizin bir parçanızım – sizin bir parçanızdan da öteyim! Sizin ayrılmaz, bütünleyici bir parçanızım, lakin bir parça değilim. Sizin tamamınızım, her bir atomunuz, her bir iziniz, işaretinizim. Sizden uzak olduğum bir an yoktur asla. Sadece dikkatiniz başka yerlere uzaklaşır bazen. Ben her zaman her yerdeyim. Bensiz olamazsınız, bir an için bile.

Fakat aramıza barikatlar kuran muazzam bir hayal gücünüz vardır, hayali barikatlardır bunlar. Aramızda mutlak surette hiçbir şey yoktur. Hoş, aramızda sevgi olduğunu söyleyebiliriz, fakat sevgi Bizken, nasıl aramızda olabilir ki o? Her zaman ve sonsuza kadar, dünya üzerindeki tüm sevgiyiz Biz ve bu hep böyleydi. Eğer Ben sevgiysem ve sevgiyim Ben, öyleyse siz de mutlaka öyle olmalısınız.

Benim sevgimden asla ayrı değilsiniz, ne şimdi ne de herhangi bir zaman. Sizin için bir nevi mesuliyet olduğum hissine kapılmadığınızı umuyorum. Omuzlarınıza ağırlık yüklemem Ben. Hiç yapmam bunu. Bana karşı mecburiyetleriniz yoktur. Ben bir mecburiyet değilim aziz çocuklarım. Ben Sizken, sizin Kendinizken, sizin Enginliğiniz ve kalbinizken nasıl bir mecburiyet olabilirim ki? Ben sizin yaratılmış olduğunuzum. Ben sizin Ne olduğunuzum. Bu yüzdendir ki Ben Neysem, siz O’sunuz. Ben O’ysam, siz O’sunuz. Ben Bu’ysam, siz Bu’sunuz. Eğer Ben Herşeysem, siz de Herşeysiniz.

Bizim Bir haline geldiğimiz anlamında değildir bu. Biz zaten Bir’iz. Yaradılışın Özüyüz Biz.

Asla bir yere gitmemiştik, aziz çocuklarım. Cenneti asla terketmemiş ve asla bir yere gitmemiştik. Tabii ki böyledir bu. Düşünce sınırlarımızın haricinde zaman ve uzay boyutları mevcut değildir. Düşüncelerin nasıl da kuvvetli olduğunu görüyor musunuz? Kainata bakın. Hakikatin ve ışığın ihtişamıyla dolu bir Düşünce Kainatı vardır; hayal gücünüz ve düşünceleriniz kainatın bu oluşumunu uzaktan görerek ona Hayat adını verirler. Hayat, Bizim Sevgimizin Birliğidir aziz çocuklarım. Gerçek hayat budur. Görmekte olduğunuz bu kolaj değildir o, mamafih bir şekilde bu kolajın içinde mevcuduz Biz.

Göreli dünya Tanrı’nın Amelidir, bunun beraberinde bir oyundur o, karışık zihinlerin hakikat addettikleri uydurma bir hikayedir. Fiziksel varlıklar, hayatın ızdırap ve sorunlarla dolu olduğuna dair çeşitli sihirbazlık numaraları yaparlar. Bu hayal mahsulü Dünyada, fiziksel dünya olarak beliren zihnin bu seyahatinde ne yaptığınıza dair kaygılanmanızı anlıyorum. Bu hayal mahsülü fiziksel dünyada sanki yalnız bir bireymişsiniz gibi, sanki kendi hayatınıza sahipmişsiniz, sanki sevgiden ve hakikatten ayrılabilirmişsiniz gibi yaşarsınız. Cennet’e giriş hakkınız varken ve siz oradaki Tanrı’yken, ki buna her zaman akıl sır erdiremez, idrak edemezsiniz, sanki tek başınıza, yalnız bir varlıkmışsınız gibi yaşarsınız yeryüzünde. Aziz çocuklarım dilediğiniz her şeyi hayal edebilir, kurgulayabilirsiniz.

Şimdi Beni hayal edin; her halükarda ve her daim tek Bir Sevgi olmamıza rağmen göreli dünyanın yarık ve çatlaklarından sızan, onların arasından parladıkça parlayan güzel bir Sevgi olduğunuzu hayal edin. Yeryüzünde değilsiniz aziz çocuklarım. Cennet katındasınız. Cennet katındayız Biz. Cennetteyim Ben ve Cennet her yerdedir. Bir yer de mevcut değildir, zira sadece sevgi vardır ve Biz O’yuz.

Çeviren: Engin Zeyno Vural :wub: