Please read the Guidelines that have been chosen to keep this forum soaring high!

CENNET#1891 Sevginin ve Bilgeligin Devi Olun

CENNET#1891 Sevginin ve Bilgeliğin Devi Olun

Tanrı dedi ki:

Size sevgiden daha azının geldiğini gördüğünüzde, bir kenara çekilin. Onun yönünü değiştirin. Eğer size doğru hamle etmiş bir boğa görürseniz diğer bir tarafa geçerdiniz. Öbür yanağı çevirmenin anlamı budur.

Sizin, kendisine darbe vuran her koça tos vurarak karşılık veren bir koç olmanız gerekmez yaşamda

Herşeyden önce, hatalısınız çoğu zaman. Bir şeyin ola geldiğini düşünüyordunuz, hakarete uğradığınızı veya bir saldırıya mağruz kaldığınızı ve lakin, tüm bunlar esnasında hiçbir şey olmuyordu, aslında hiçbir şeyin sizinle herhangi bir bağlantısı yoktu.

Tıpkı bir seyahatin fahiş bedelini ödermişsiniz gibi, örneğin, bir anlaşmazlığın bedelini de ödeyin. Ödemenizi sükunet olarak yapın. Bir kavganın dışında kaldığınız vakit belki diğeri nerede durduğunu ve saldırısında yalnız olduğunu görecektir. Karşısında sertleşen, saldırı için hazır bulunan biri yokken kim hamlede bulunur ? Kendisine kimsenin direnmediğini görünce kim karşı durabilir? Hiçbir hedef yokken kim saldırgan olabilir ? Direnç olmaksızın gerilim nasıl var olabilir ?

Size kum torbası olmayı önermiyorum. Size sanki kenar çizgisindeymişcesine izlemeyi öneriyorum. İştirak etmekten çok tanıklık edin. Güçlüyken kim tıslarki?

Bir dev, ayaktayken ancak beline erişebilen bir adama karşı muaffak olur. Hangi zayıflık güçlü bir devin derdi olabilir ki?

Ve bundan dolayı şimdi, bilgeliğin ve yüreğin bir devi olun. Benim olduğum yere gelin. Benimle durun. Kendi alınganlığınıza karşı duyarlı olun ve ona yerini gösterin. Buna yer yoktur, sevdiklerim.

Kendinizi silahlarınızdan arındırın. Kendinizsiniz savaş halinde olduğunuz. Karşı olacağınıza kendinizden yana olun. Benim tüm kalbimle sevdiğimle uğraşmayın. Sizi sevdiğimi bilmiyor musunuz? Öyleyse, dünyadan daha nasıl bir biat ihtiyacındasınız?

Hürmet arayışında iseniz, hürmetli olun. İhtimam arayışında iseniz, ihtimam gösterin.

Size yaşama dair çok basit bir formül veriyorum. Arayışında olduğunuz şeyi verin, ona sahip olacaksınız. Onu mutlak gözlerinizle göreceksiniz. Sundukça mahsülü toplayacaksınız.

Size gelmesini arzu ettiğiniz madeni paraları verin. Bu şekilde o bozuklukları görürsünüz. Görür ve onlara sahip olursunuz.

Eğer birisinin size çiçek vermesini arzu ediyorsanız, çiçek verin. Nazik bir söz duymak istiyorsanız, siz söyleyin bir tane.

Destek istiyorsanız, verin onu.

Bu, şarkı söylemek istediğinizde olanla aynı şeydir. Şarkıyı söylerdiniz. Kimsenin size bir ses vermesi için beklemezdiniz. Sizsiniz, şarkı söyleyecek olan, eğer isterseniz.

Eğer yaşamınızın farklı olmasını arzu ediyorsanız, farklı kılın onu.

Everest’e çıkmak istiyorsanız, tırmanmakla başlayın.

Bütün arzularınız sizinle netice bulur. İpler sizin elinizde. Başka kimsenin değil. Yaşamını sürmekte olan sizsiniz. Onu genişletecek veya daraltacak olan sizsiniz.

Huzur istiyorsanız, verin onu.

Verdiğim bu formülü uygulamakta olabilirsiniz. Yalnızca bunun tam tersini elde etmiş olabilirsiniz. Buna dikkat edin. Arzu etmediğiniz bu şeyi, yine dikkatinizin gücü ile kendinize çekersiniz. Neye karşı savaş sürdürüyorsunuz kalbinizde? Dikkati savaşa vermek, ki onu ne denli istemediğinizin hiçbir önemi yoktur, her halükarda dikkati savaşa vermektir. Dikkatinizi barışa verin, sevdiklerim. Dikkatinizi sevgiye verin, onun yokluğuna değil.

Karşı çıktığınız şeyi teşvik etmiş olursunuz.

Karşı koyma ihtiyacınız bir hasım veya tüm bir hasım grubu bulmanızı gerektirecek denli büyük mü gerçekten? Yanında olabilecekken her zaman, bir şeylerin karşısında mı olmalısınız?

Çeviren: Engin Zeyno Vural