CENNET#1889 Kalbinizdeki Tüm Sevgi Ocak 23, 2006
CENNET#1889 Kalbinizdeki Tüm Sevgi Ocak 23, 2006
Tanrı dedi ki:
Zaman, gerçeğin değildir. Sevginin. Ancak zamanın bu umacı kılıklı halini dahi bir armağan olarak varsayın. Onu olduğu gibi alın, bir yüzey sıvası gibi. Zamanı bir başlangıç yemeği gibi varsayıp keyfini çıkarın, ve devam ederek asıl yemeğin tadına varın.
Zaman üzerinizde büyük talepler oluşturur. Keyfi alıp götürerek sizi aceleye getirir. Üzerinize baskı uygular. Zaman sanki köle kahyası gibidir ve siz de zamana itaat edersiniz. Tıpkı saatinizi zamana ayarladığınız gibi kolayca, kalbinizi de sevgiye ayarlayın.
Bu kalbinizin ayarlanmaya ihtiyacı olduğu manasına gelmez. Bu sadece kalbinizi dikkate alamanız gerektiğidir. Saatin kaç olduğunu her merak edişinizde kalbinizi anımsayın. Bir gaye ile sizin içinizde attığını anımsayın. Tik-tak eden sevginin kalbine sahipsiniz. Kalbinizin atışları saatinizinkilerden daha düzenlidir. Saat zamanı ifade eder. Kalbiniz sevgiyi ifade eder.
Kalbiniz bir orkestra şefidir. Ve o aynı zamanda orkestra şefinin elindeki çubuk gibidir. Ve de o çalınan notalardır. Enstrümanların da tümüdür. Nasıl da bir araçtır kalbiniz.
Kalbinizi mutlu kılın. Bırakın tüm varlığıyla sevsin.
Bırakın sevgi zaman hırsızı olsun. Hayatınızı sevgiye göre ayarlayın. Zihninizdeki ilk sırada sevgi olsun. Başka bir şey zaman kaybıdır. Zaman bir yanılsama olmasına rağmen boşa harcanabilir, lakin bunun yüreğin boşa harcanması ile ilgisi yoktur.
Sevgide savurgan olun. Onu beraberinizde heryere götürün. Cüzdanınızı hatırladığınız kadar sık, anahtarlarınızı hatırladığınız kadar sık hatırlayın yüreğinizi. Bırakın yüreğiniz rujunuzu tazelediğiniz kadar sık, ayakkabılarınızı bağladığınız, ellerinizi yıkadığınız kadar sık anımsansın. Bırakın attığınız her adımda ve durduğunuz her noktada sevgi eşlik etsin size.
Teslim olun yüreğinizdeki sevgiye. Sevgiye hizmetkar olun. Bırakın sevgi hüküm sürsün. Bırakın onu, hakimi olsun günün. Bırakın sevginin söyleyecek bir şeyleri olsun. Bırakın sevgi kendi yolunu tutsun. Bırakın sevgi bir arada varolsun. Bırakın onu, içinizde olduğu gibi yanıbaşınızda da otursun.
Saatin her bir tik-takında, sevin. Yüreğiniz sevginin metronomudur. Duyun onu.
Sevginiz olmadan hayat nasıl olurdu?
Selleri ve yangınları ve kuraklıkları, felaketleri davet ediyorsunuz. Kullanılmayan bir yürek felakettir. Kullanmak için herkesin bir yüreği vardır. Kuraklığın yüreğinizde nelere yol açabileceğinden asla endişe etmeyin. Onu şimdi nemlendirin. Sevginin suyunu için. Her gün sekiz bardak.
Yüreğinizdeki sevgiyi besleyin. Islah edin onu. Şimdiye dek onu bağlı tutmaktaydınız. Sevgiyi kişiler ve nesnelerle ilişkilendirmekteydiniz. Şimdi sevgiyi, sevginin kendi görkemiyle ilişkilendirin. Yüreğinizdeki sevginin dışarıdan hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Sevgiyi yüreğinizden dışarıya fışkırtacak içsel bir dürtü geliştirin. Sahip olmanız gereken tek şey sevginizi vermenizdir. Onu almak çok iyidir, lakin onu vermek bundan daha da iyidir.
Sevgiyi vermek sizi keyiflendirir ve ruhunuza huzur verir. Ruh yüreğinizin merkezindedir. O yüreğinizle çevrelenmiştir. Yüreğim ve ruhumla, ifadeleri tesadüfi değildir. Ruhunuzu mutlu edin. Yüreğinizi doldurun. Bırakın yüreğinizdeki sevgi dışarıya çağlasın. Bırakın bahar yağmuru gibi tüm yeryüzünü kaplasın. Sevginiz yeryüzüne ve Dünya Gezegenine asla çok fazla gelmez. Onlar bunun hepsini içlerine çekecekler. Verdiğiniz sevgi buğu tabakaları gibi yükselecek ve siz sevgiyi soluyacaksınız.
Sevdiklerim, sonuç itibariyle, sahip olduğunuzun tümü yüreğinizdeki sevgidir ve bu Benim size olan, hepinizi sarmalayan sevgimle aynı şey demektir.
Çeviren: Engin Zeyno Vural

