Please read the Guidelines that have been chosen to keep this forum soaring high!

CENNET#2405 Yüksek Daglar

CENNET#2405 Yüksek Daglar

Evet, gururunuz incinir. Evet ego mevcuttur. Ve evet, harici bir küçümsenme hali de vardır. Fakat sizi gerçekte yıkan şey, dış dünya değildir. Kendi değerinize yönelik kendi inançsızlığınızdır. Sizi hayatın çamaşır tahtasına sürtüp duran egonuzdur. Bu, size olduğundan da büyük bir mesele olarak gözükür ve gittikçe de gerçeğe dönüşür. Tasdikleriyle size moral veren ve saygıdan yoksunluğuyla da moralinizi bozan dünyanın algılamalarına tabi olmanızdır asıl mesele. Daha iyisi, dünyanın hal ve hareketlerine bu kadar da bağımlı olmamaktır.

Dünyadaki küçüklük hali sözkonusuysa, egonun bağlayıcılığından kurtulmak biraz törpüleyici olacaktır belki. Dünyanın sizi nasıl algıladığı, size nasıl muamele ettiği fikrine tabisiniz ve hakettiğiniz değeri herzaman görmüyorsunuz. Ne yazık. Bir kere bile azımsanmış olmak dahi fazla geliyor size. Böyle olmasına rağmen dünya herzaman adil davranmıyor size, hatta nazik bile davranmıyor. Halbuki en üst düzeyde muamele görmek hakkettiğiniz bir şey.

Kendinize hakettiğiniz değeri verin, sevdiklerim. Sınırsız olun, bağımsız kılın kendinizi. Fikirlerinizin ne denli doğru olduğunun bir önemi yoktur, kısıtlayıcıdır onlar. Fikirleriniz, diğerlerinin sizinle ilgili resimlerinin içine hapseder sizi, geçmişteki resimlerinize hapseder sizi. Herhangi bir fikrinize bağımlı hale gelmeniz gerekmez, zira böyle yaparak egonuza tabi kalmış olursunuz. Fikirlerinizin ne kadar önemli olduğunu bir kenara bırakın; böylelikle dünyanın ve onda yaşayanların size yansıttıklarından bu kadar etkilenmemiş olursunuz. Sizin değerinizi Ben belirledim. Değeriniz zaten saptanmıştır. Bunun ispat edilmiş olması gerekmez. İspatların arayışında olmayın; çünkü bu yaklaşım dikkatinizi ispat üzerine odaklar. Kanıtlara tabi olmayın. Taleplere tabi olmayın.

Mecbur olmayın. Sevmeniz için yücelttim sizi aziz çocuklarım, böyleyken sevilme ve saygı görmeye yönelik insani ihtiyaçlarınızın ötesine geçmeniz için de yücelttim sizi. Sevgi ve saygı görmek için duyduğunuz bu aşırı arzu size çelme takar, aziz çocuklarım. Sizin değerinizden şüphe etmem Ben. Kendi değerinizden siz şüphe edersiniz. Değer kavramınız dünyanın ve çevrenizin gelip geçici heveslerine bağlı olmasın.

Biz, siz ve Ben sağlam bir bağ kuralım. Beklentilere yönelik bağlar çözülüp erisinler. Kainatın bir ferdi haline geliyorsunuz, yüksek dağların tepesinde dimdik durun artık; incinmişlik ve kendinize yönelik algıladığınız her nevi küçümsenme, azımsanma hissinin üzerine yükselin.

Sevdiklerim, bir gölde yüzebilir ve göldeki çırpıntılara yakalanabilirsiniz. Engin bir Okyanusta yüzebilir ve Okyanusun dalgalarına yakalanabilirsiniz. Ya da sadece yüzebilirsiniz. Okyanusun dalgaları ne zamandan beri Okyanusun kendisinden daha önemli oldu?

Okyanustaki diğer yüzücülerin ne yaptığı bu kadar önem taşımak zorunda mı?

Basitçe kendinize, bir Okyanusta yüzmekte olduğunuzu hatırlatın. Yüzmeye devam ettikçe “Okyanusun kendiniz olduğu” farkındalığına sahip hale geleceksiniz.

Dalgalar Okyanusa rahatsızlık vermez. Dalgaların Kendisi olduğunun farkındadır Okyanus. Dalgalar Okyanusun kanatları gibidir ya da uçsuz bucaksız bir nehir boyunca ilerleyen Muazzam Kanonun kürekleri gibidir onlar.

Yağmur da yağsa, güneş de açsa Bana gelin, sevdiklerim. Dünya sizi omuzlarında taşırken de Bana gelin, sizi bir kenara attığında da Bana gelin. Kendi değerinizi bulmak için Bana gelin. Benim, değeriniz. Bana sahip olun.

Çeviren: Engin Zeyno Vural