Please read the Guidelines that have been chosen to keep this forum soaring high!

CENNET#2350 Kendinizi Affedin

CENNET#2350 Kendinizi Affedin

Bir başkasını istemeden incitmenin başlı başına, ayrı bir ızdırabı sözkonusudur. Bunun böyle olmasını istememişsinizdir. Asla da istemezsiniz. Sadece ağzınızdan çıkanlar konusunda dikkatsiz davranmışsınızdır ve şimdi de kendi yüreğinizdeki sızının mahsulünü biçmeniz gerekmektedir. Bu sızı, ektiğiniz acıdan daha da derinlere gider; çünkü bunu olmamış kılamazsınız.

Her nevi acı ve kırgınlığı serbest bırakmanız elzemdir. Bir daha kendinizi ifade ederken Yeryüzündeki hiçbir ruhu incitmemeniz gerektiğine yönelik bir ders çıkarmanın haricinde, onların içeriğinde hiçbir iyilik yoktur. Hiçbir varlığı incitmemek ilkesi fiziksel hasarın ötesinde bir anlama sahiptir.

Duygularınız incindiğinde bunun sizi etkilemeyeceğini; çünkü bunun sizinle bir ilgisinin olmadığını söylemiştim size. Diğer kişiyle ilgilidir bu, dolayısıyla da kırgınlığı üzerinize almaktan muhafsınız sizler. Fakat, ızdıraba neden olan kişiyseniz şayet, bundan mesulsünüz ve şimdi de bunu serbest bırakmaktan mesulsünüz. Hatanız suçlanmaya reva değildir sevdiklerim. Yapılan pek çok hatadan biridir o sadece ve dikkatinizi ondan uzaklaştırarak bu hatayı düzeltebilirsiniz.

Kırgınlık sizin için iyi değildir, bir diğeri için de iyi değildir o. Ve dünya için de iyi değildir. Acının ve kırgınlığın kaynağı ne olursa olsun, onun serbest bırakılması gerekir. Onu serbest bırakmanız gerekir.

Dolayısıyla kendinizi affetmek durumundasınız; omuzlarınızı silkin, onu serbest bırakın ve bir daha olmasına da izin vermeyin. Bağışlanma talebinde olmayın. Bağışlamak sizin mesuliyetiniz dahilindedir artık. Size aittir, bir başkasına değil. Bir başkasına yüklemeyin onu.

Şu andan itibaren herhangi bir durumda öfkelenip köpürürseniz şayet, bekleyin.

İyisi mi, ilk anda köpürmeyin hemen. Telaşlanıp parlamanızı gerektiren, bu kadar acil ne vardır ki sevdiklerim? Dışarı saçacak alevleriniz olmasın. Ağırbaşlı ve temkinli olun. Sağduyulu olun. Zihninizi sakinleştirin, bu vesileyle ne kendinizinkini ne de bir başkasının kalbini incitirsiniz. Derin bir nefes alın ve sakinleşin. Nekadar da yerinde tavsiyelerdir bu söylediklerim.

Şimdi derin bir nefes alın ve onu dışarı bırakın. Izdırabın nasıl da dışarı çıktığını görün. Size ait olmadığını bilmektedir o. Haddini aştığını bilmektedir. Pişmanlık ve vicdan azabı ızdırabın bileşenleridir. Kıldan bir kazak giymeniz gerekmez. Izdıraplardan, incinmişliklerden soyunurak onları Dünyanın yüzüne fırlatmanız gerekir. Bakın, ızdırap ve kırgınlıklar alçak şeylerdir. Sizin esenlik halinizi sizden çalar onlar; dolayısıyla buna izin vermemeniz gerekir. Esenlik halinizi her ne tehdit ederse etsin, bu sadece bir tehdittir aziz çocuklarım. Izdıraba boyun eğip itaat etmeyin. Izdırabın, kırgınlık hissinin sizi yıldırmasına müsaade etmeyin. Herhalükarda blöften ibarettir onlar. Izdıraba teslim olmak ve ona bir mihrap sunmak değildir varoluş nedeniniz.

Yerine sevgiyi koyun. Nasıl da muazzam bir fark yaratır sevgi! Görün sizi nasıl da yükseklere taşıdığını. Izdırap sizi alçak seviyelerde tutacaktır. Eğer müsaade ederseniz sizi derinlere gömecektir o. Izdırabı taşımak soylu bir davranış değildir. Bayağı bir şeydir bu. Izdırabı sevgiye dönüştürün. Izdırabı altetmenin yolu budur. Sizler onu altedecek olanlarsınız ve yolu da budur. Önce kendinizi sevin ve sonrasında da diğerlerini. Sevgi öncüdür. Sevgi hükümdardır. Sevgi kalbin yoludur. Izdırap değil.

Bir tekmeyle savurun ızdırabı.

Yüreğinizden dışarı atın onu.

Muhatap olmayın onunla. Dikkatinizi yönelterek ödüllendirmeyin onu. Hiçbir değeri yoktur onun. Öte yandan, sevginin değeri ise ağırlığınca altındır. Izdırapsa paslı bir tenekedir. Atın gitsin o.

Çeviren: Engin Zeyno Vural