Please read the Guidelines that have been chosen to keep this forum soaring high!

CENNET#2219 Varoluş Nedeniniz Bulacaktır Sizi

CENNET#2219 Varoluş Nedeniniz Bulacaktır Sizi Aralık 21, 2006 (Almanya’da kaleme alınmıştır.)

Kışın ilk günü baharın müjdecisidir. Tomurcuklanıp çiçekler açmak için şimdi hazırlamaktadır Yeryüzü kendini. Kar toprağı örtmekte ve sıcak tutmaktadır onu. Soğuk kar sıcak tutar toprağı. Bir kutsamadır her şey. Kar, bir kutsamadır. Soğuk, bir kutsamadır. Eğer soğuk olmasaydı toprağı bir battaniye gibi örten kar nasıl varolabilirdi ki?

Toprağı ısıtan kar aynı zamanda soğutmaktadır da onu. Kar, Yeryüzü ısısı ile dostane bir işbirliği yapmaktadır. Tüm ayarlamalar kendiliğinden oluşmaktadır. Ne yapacağının söylenmesi gerekmez kara. Ne yapacağının söylenmesi gerekmez toprağa. Ne vakit eriyeceğine karar vermesi gerekmez karın, ne de buna direnç gösterir o. Bu açıdan bakıldığında karların erimesi sizin açık kalbinizi çağrıştırmaktadır. Gayet iyi belirlenmiş bir maksadı vardır doğanın. Her şeyi denge ve uyum içinde tutar o. Doğaldır bu. İkinci bir görüş için fikir sormaz doğa. Ve onun maksadı mutluluğu ile aynıdır. Harikulade bir şeydir bir amacı yerine getirmek. Örneğin siz de amacınızın arayışı içindesiniz, özgün amacınızın.

Sevdiklerim, yapma-manız gereken şeyleri zaten biliyorsunuz. Size göre değildir sürtüşmeye girmek ya da bunu teşvik etmek. Size göre değildir ne yargılamak ne de eleştirmek. Diğerlerinin hayatlarına müdahale etmek, size göre değildir. Mutsuz olmak size göre değildir. Ayaklarınızı sürüklemek size göre değildir. Değişime direnç göstermek size göre değildir. Değişime zorlamak da size göre değildir, ne kendinizi ne de diğerlerini. Mevsimler gibi olun ve mutlu bir şekilde devam edin böyle.

Özgün amacınız, varoluş nedeniniz bulacaktır sizi. Zihninizi yormanız gerekmez bunun için. Kutsal amacınız bir basamak gibi durmaktadır yol boyunca. Amacınızı yerine getirmeniz üzere tayin edilmiştir kaderiniz. Onu yerine getirmek için amacınızın ne olduğunu bilmeniz gerekmez. Zamanında önce bilmeniz gerekmez hiçbir şeyi. Kendinizi her bulduğunuz yerde kutsamalar saçmak için temayül gösterin. Kendinizi paylaşmak, ihsan edebileceğiniz nasıl da bir kutsamadır şimdi?

Belki de Yeryüzündeki yaşamı devasa bir yap-boz olarak görüyor ve onu tamamlamak istiyorsunuz. Elinizde tek bir parça kalmış olmasını istiyorsunuz ve onu yerleştirmek için de tek bir boş yer. Hayatın bu denli sınırlı olmasını istiyorsunuz. Lakin göreli yaşam da kendi sonsuz devamlılığına sahiptir ve gittikçe daha fazlası çıkmaktadır ortaya. Tamamlanmamış haliyledir bulmacanın bütünlüğü ve yerine uysa da uymasa da her bir parça kendi tamamlayıcılığı içindedir.

Hayatın beraberinde akın sevdiklerim, tıpkı küreklerin bir sandalın ilerlemesini sağladığı gibi. Sandalın nereye gittiğine yönelik olarak küreklerin bir belirleyiciliği vardır elbet lakin sandal da kürekler de dalgalara ve nehrin gidişatına tabidirler. Kürekler kendi vazifelerini yerine getirirler. Budur bildikleri. Yaklaşmakta oldukları dönemeçle alakadar olmaz kürekler. Kürektir onlar. Bu bağlamda, kendi paylarına düşeni yapan küreklere benzersiniz. Bilmeniz gerekmez her şeyi. Harekete geçmek için varış yerini öğrenene dek beklemezsiniz. Tıpkı o kürekler gibi mutluluk duyun yapmakta olduğunuz şeyden. Kürekler bilir, bir yere doğru ilerlemekte olduklarını. Hem hareket edip hem de kımıldamaksızın duramazlar aynı zamanda. Siz de yapamazsınız bunu.

Bir sandal küreğinden çok daha, çok daha ötesiniz. Kürekleri çeken insanoğlusunuz, tekrar ve tekrar hareket sağlayan. Siz ve kollarınız, tıpkı kürekler gibi hayat gemisinin ilermesi için birer vasıtasınız her daim. Yapmanız için önünüzde duran işleri yapın ve mutluluk duyarak yapın bunu.

Çeviren: Engin Zeyno Vural