CENNET#2197 Tanrıya giden Yol Kasım 29, 2006
CENNET#2197 Tanrıya giden Yol Kasım 29, 2006
Tanrı dedi ki:
Bir lider olmanız murad edilmiştir. Eğer bir takipçi olacaksanız Beni takip etmeniz gerekir o halde sevdiklerim. Ve kimsenin aramıza girmesine müsaade etmemeniz. Özel bir bağ vardır aramızda ki hiç kimse onu çözemez, aramıza giremez. Ben ve sizsiniz bu. Sizin kendi yüreğinizdir önemsemeniz gereken. Böyle olmalıdır bu aziz canım. Zaten yeterince diğer yüreklerin takibinde olmuştunuz. Kimse üstadınız, mürşidiniz değildir sizin. Sizin kendi yüreğinizdir bu sadece.
Özgür irade vermemiş miydim size? Eğer kullanmayacaksanız niye vermiş olayım ki onu size? Bana doğru olan yolunuzdan söz etmekteyim. Sizden ve Benden başka kimse bilmez onu ki siz de her zaman bilmezsiniz. Bilmezsiniz çoğunlukla ya da yeterince bilmezsiniz. Elbetteki sevgidir bu yol. Bir diğerinin direktiflerine tabi olmak değildir. Bir biçime tabi olmak değildir. Ben ki belirli bir biçime tabi olmayanım, talep etmem bunu. Bana giden yolda önkoşullar yoktur.
Biçimlere, usullere karşı olduğum anlamına gelmez bu. Sadece gerekli olmadığını söylemekteyim size. Ne tavsiye edilmiştir ne de mahzurlu bulunmuştur onlar. Yüreğinizi izleyin, çarpan yüreğinizi.. Yüreğinizi seçin her bir yeni günde. Eğer belirli bir yönteme, bir biçime götürüyorsa yüreğiniz sizi götürmüştür öyleyse. Her daim sizin seçiminizdir bu sevdiklerim. Bana yönelik tasarlanmış her nevi yolun yöntemin ötesinde Beni seçmeniz de sizin seçiminizdir.
Bana olan hizmetinizde bir alış-verişe dahil olmazsınız. İstediklerinizin size verilmesi yandaşlığınızla ilgili bir mesele değildir. Belirli adımları izlemeniz ve Benim de belirivermem meselesi değildir bu. Tam şimdi olduğunuz yerdeyim Ben. Tamamen sizinle Benim aramda. Lakin aramızda da değil çünkü Biriz Biz.
Muhatap olduğunuz tüm çabalar bir gölge oyunudur. Kendinizle dans ediyorsunuz perdede. Kendi kendinizin dostu ve muhalifisiniz siz.
Tanrı mevcuttur. Sizin dahilinizde ve haricinizde de mevcuttur Tanrı. Tanrı heryerdedir. Ben mevcutsam eğer mevcudumdur ve de gerçekten mevcudum. Belirli bir formu olmayanım Ben. Varoluşun Tamlığıyım. Kutsallığım Ben. Ki siz de öylesiniz.
Aciz olmayın. Diz çökmek zayıflık değildir. Kendi ayaklarınızın üzerinde durmak da.
Hürmet edilmenin arayışında değilim. Tapınılma arayışında değilim. Siz sevgiye galibiyet adını vermezseniz, siz barışa galibiyet adını vermezseniz galip olmanın arayışında da olmam Ben. Ki Benimle birlikte galip gelmekten de men ederim sizi.
Sevdiklerim, size aittir ruhunuz ve lakin Bana da aittir o. Onu muhafaza ederim Ben. Benim korumam altındadır o. Hayatta ne yaparsanız yapın, ne yapmış ya da yapmamış olursanız olun “dokunulmamıştır” ruhunuz. Asla düşünmeyin ruhunuzu yitirebileceğinizi. Yanlış bir yere koymam onu Ben. Benimle emniyettedir ruhunuz. Benimle güvendesiniz. Başka nerede daha güvende olabilirsiniz ki? Lakin güvende olmak doğru kelime değildir. Güvende olma sözünü sevgi ile değiştirelim. Seviyorum Ben ruhunuzu. Seviyorum sizi. Seviyorum sizi her halükarda. Bir diğer gün sevdiğimden daha fazla sevmiyorum sizi. Sadece katıksızca seviyorum. Başka bir şey yapamam Ben. Sizsiniz sevmeye mecbur olmadığını düşünen. Elbetteki mecbursunuz sevmeye. Lakin bir mecburiyet değildir sevgi. Şöyle diyelim öyleyse sevginizi geride tutmamanız gerekiyor. Yüreğinizdeki sevgiyi serbest bırakmanız murad ediliyor. Budur Bana giden yolunuz.
Çeviren:Engin Zeyno Vural

