CENNET#2111 Izdırabın Panzehiri
CENNET#2111 Izdırabın Panzehiri Ağustos 22, 2006
Tanrı dedi ki:
Izdırabı anlayamıyorsunuz, nasıl olabildiğine, Benim buna nasıl izin verebildiğime. Onunla kuşatılmışsınız gibi görünebilir bu hal. Elbetteki haberler de onunla dolu. Ona karşı geldiğiniz mühletçe katiyetle daha da çok gündemde kaldığı görünmektedir ızdırabın. Izdırapları müdafaa etmiyorum. Izdırap çekmenizi istemiyorum. Mevcutta ise tüm ızdırapları yok edebilmem için tüm özgür tercihleri ortadan kaldırmam gerekiyor ki bu değil yapmak istediğim.
Özgür iradeye sahipsiniz. Sevmeyi seçebilirsiniz ya da ızdırap vermeyi seçebilirsiniz. Sevmeyi seçebilirsiniz ya da sevdiğinizden de fazlasıyla kalbinize ızdırabı almayı seçebilirsiniz. Elinizdeki bir tek parmağın bile acı çekmesini istemem Ben, saçınızın bir tek teline zarar gelmesini ve elbetteki yüreğinizin tek bir atışının bile ızdırap içermesini istemem. İnsanoğlunun, ızdırabı neşenin yerini alması için tercih ettiğini varsayıyorum Ben, belki de neşeyi ve mutluluğu toptan ortadan kaldırmak için; sanki neşe küçük miktarlarda bahşedilen ya da toptan piyasadan geri çekilecek ticari bir malmış gibi. Neşenin inkarı ızdırabın eşanlamlısıdır. Izdırap kendini çoğaltmaktan başka bir şey yapmaz. Kendi kendinin propagandacısıdır o ve kendinden başka da her şeyin inkarcısı.
Mutluluk içindeki biri bir başkasının ızdırabını arttırmaz. Mutluluk içindeki biri yatıştırır bu ızdırabı. Mutluluk içindeki biri aklına bile getirmez ızdırabı, bilir omuz silkmenin ızdırap çekmekten yeğ olduğunu, bilir bir gram mutluluğun kilolarca acıya-karşıt halden yeğ olduğunu. Kaldırın ortadan ızdırap fikrini, yok edin onu.
Izıdırabın ortadan kalkmasından yana göründüğünüz denli samimiyseniz şayet neden insanoğlunun şekillendirdiği bu dünyada hala mevcut o?
Izdırabı sevince ve mutluluğa karşı bir teşvik unsuru olarak algılamanızı istemezdim. Arzu etmezdim ızdırap nedeniyle mutluluğu boykot etmenizi. Izdırabı protesto etmektense mutluluğu ifade edin. Dünyaya biraz ondan katın. Dünya ızdırap ilanı halinde bile olsa bir kahraman olun siz. Izdırap yerine mutluluk yaratın. Ortaya koyun bunu.
Bunun bir yalan olduğunu sanmayın. Mutluluk Hakikattir, ızdırap değil. Izdırabın acı verdiğini biliyorum. Mutluluğun kutsadığını da biliyorum Ben ki öyleyse mutluluğu seçin. Izdırabın ortasında dahi kutsamayı seçin. Zihninizi ızdıraptan alıp mutluluğa verin. Şayet insanoğlunun dünyası ızdırabı yaratıp çoğaltabiliyorsa yok edebilir de onu. Mutluluğun taciri olmayı seçin, tedarikçisi ve kullanıcısı olmayı onun. Her yolla da hizmet etmiş olursunuz kainata. Çaba harcayın mutluluk için, ele geçirin onu. Size mutluluk veren şeylere sebat edin. Öyle yakın dost olun ki mutlulukla başka bir şeyi düşünmeyin bile.
Tedarikçisi olun mutluluğun.
Mutluluk üzerine konuşun, elem ve ızdırap üzerine değil.
Bırakın mutluluk tüm kırışıklıkları ortadan kaldıran bir ütü olsun. Izdırap bir kırışıklıktır sevdiklerim. Dünyanın yüzündeki bir kırışıklıktır o. Izdırap, varoluşunu kitlelerin haklarını ve önceliklerini ellerinden almak üzerine kurmuş bir derebeyi gibidir. Altedin bu zorbayı. Konfeti sağanakları gibi mutluluk yaratın. Mutlulukların ne denli küçük olduklarının hiçbir önemi yoktur, hala mutluluktur onlar. Düşüncelerinizi mutlulukla alakalı kılın, mutluluğun göreceli yoksunluğuna dayalı olarak değil, ızdıraba dayalı değil, lakin hava kabarcıkları gibi baloncuklar saçan mutluluğun kendisi ile. Mutluluğun bir yedeği yoktur, yoktur bir taklidi. Hiçbir şey yerini alamaz onun ve hiçbir şey yoktur onun gibi olan.
Çoğaltın mutluluğu. Düşünün onun hakkında. Konuşun onun hakkında. Sadece mutluluktur ızdırabın panzehiri. Ve ücretsizdir o, sevdiklerim. Bedavadır. Mevcuttur ondan yeteri kadar. Kuyrukta beklemeniz gerekmez onun için. Sadece içeri davet edin onu. Dahası, yüreğinize girmesi için yer açın mutluluğa, orada kalması ve asla oradan ayrılmaması için.
Çeviren: Engin Zeyno Vural

