CENNET#2445 Yaptığınız Seçimler 5 Ağustos 2007
Benim sevgimin yanısıra sahip olduğunuz tek şey kendi düşüncelerinizdir. Çarkı düşünceleriniz döndürür. Ne hakkında düşünürseniz o hakimiyet kazanır. Sevdiğiniz kişinin kaybı üzerine düşünürseniz kaybı hissedersiniz. Eğer sevdiğiniz kişinin sizden ayrıldığından ya da vefat ettiğinden haberdar değilseniz; kayıp duygusundan daha başka şeyler hissedersiniz. Sevilen kişinin gidişini kayıp olarak yorumlamazsanız kayıp duygusunu yaşamazsınız.
Piyangoyu kazanırsanız bunu bir kazanç olarak deneyimlersiniz. Aynı zamanda bu, bir şeylerin yitirilişidir de; fakat siz kazandığınız servetten yana bakarsınız. Bu servetle birlikte yitip giden şeyleri görmez, sadece büyük bir sevinç patlaması yaşarsınız.
İstediğiniz bir şeyi elde ettiğinizde sevinçle ürperirsiniz. Sizi ürperten şey hadisenin kendisi değildir, zira hadiseler duygulardan bağımsızdır. Size sevinç veren şey kendi düşüncelerinizdir.
İstediğiniz bir şeyi elde edemediğinizde, ya da başınıza istemediğiniz bir şey geldiğinde sizi umutsuzluğa sevkeden kendi düşüncelerinizdir. Zihninizdeki oltayla balıklar gibi yakalarsınız düşünceleri. Nasıl bir balık yakalamak isterdiniz? Nasıl düşüncelere sahip olmak siterdiniz?
Kayıp olarak algıladığınız şey pek çok farklı şekilde yorumlanabilir. Duygusuz olmaktan endişe etmeyin. Kayıp olarak gördüğünüz şeyi bir nevi özgürklük olarak algılamanız duygusuzluk değildir. Kayıpları yüzünüze kapanan kapılar olarak görüyorsunuz. Kaybı, açılan yeni bir kapı olarak da yorumlayabilirsiniz. Gözlemlerinizden ve deneyimlerinizden kaybın, arkasından yas tutulacak bir şey olduğunu öğrenmişsiniz. Öğrendiğiniz şeyleri, öğrenilmemiş kılabilirsiniz.
Hangi gözlüklerden bakıyorsunuz. Görüş alanınız ne kadar geniş? Yokluğun, kayıp olarak algılanması gerekmez ki.
Her bir gelişme ya da olay başarı olarak görülemez mi? Başarısızlık fikri de nereden çıktı?
Bana öyle geliyor ki, sıklıkla başarısız olduğunuzu düşünüyorsunuz. Ya da başarısız olacağınızı düşünüyorsunuz, öyle ki başarı halinde bile başarısızlığı hissediyorsunuz. Bolluğun, bereketin ortasında dahi yokluk çekiyorsunuz.
Siz aksini iddia etmedikçe hadiselerin sizinle ne ilgisi olabilir ki?
İşler sizin istediğiniz gibi gittiğinde sizden yana olduğumu düşünüyorsunuz. Fakat herşey göründüğü gibi değildir, zira seçenekler pek çoktur aziz çocuklarım.
Herşey sizin tercihinize göre yorumlanabiliyorsa eğer, neden olup bitenleri parlak bir ışık altında yorumlamayı seçmiyorsunuz? Bu, “mış gibi” yapmak değildir. Bu, gerçeklerden kaçmak değildir. Bu Gerçektir.
Eğer belirli bir renkten hoşlanıyorsanız, o rengi seçersiniz değil mi? Eğer belirli bir tatlı çeşidinden hoşlanıyorsanız, hoşlanmadıklarınız yerine, sevdiğiniz tatlıyı seçersiniz değil mi? Böyle olduğu halde, konu düşünceleriniz olduğunda her nasılsa, karamsar yorumları tercih etmeniz gerektiğini düşünüyorsunuz. Aydınlığa nazaran karanlığı kayırıyorsunuz. Mutluluk yerine sorunları tercih ediyorsunuz. Sevinç yerine sıkıntıyı seçiyorsunuz.
Herşeyin içindeki güzelliği ve harikuladeliği görmekten yana olun. Hayat pek çok değiş-tokuşla doludur sevdiklerim. Arzusunda olduğunuz takasları yapın. İstemediğiniz bir şeyi satın almak zorunda değilsiniz. İstemediğiniz şeyleri satın almak sizin için hayırlı değildir. Altın, tenekeden çok daha değerlidir. Hayata yaklaşımınız ve onu yorumlayışınız denli, her konuda geçerlidir bu. Olmasını istediğiniz, sahip olmak istediğiniz şeylerin üzerinde düşünün, onlardan taraf olun. Diğerleri için en iyisini dileyin, hayatta olabilecek şeylerin en hayırlılarını düşünün.
Bir tek varış noktanız vardır ve Cennettir orası. Yoldasınız. Bunu düşünün.
Çeviren: Engin Zeyno Vural