CENNET#2406 Ruhunuz Danseder
Dimdik ayakta durduğunuzda, daha fazlasını görürsünüz. Dimdik ayakta durduğunuzda, daha geniş manzaralar belirir önünüzde. Yanıbaşınızdaki fırsat dağlarını görürsünüz. Tercihler yapmak için hayatın daha fazlasına sahip olursunuz. Aynı zamanda da yapılacak tek bir tercihinizin olduğunu görürsünüz ve Beni seçmektir bu. Benimle aynı seviyede olduğunuzda dimdik ayakta durmuş olursunuz. Yükseklere çıkarsınız. Ruhunuz yükseklere çıkar. Ruhunuz danseder.
Benimle aynı seviyede olduğunuzda, küçük düşüncelerin bayağılıklarına dikkatiniz daha nadir yönelir. Benimle aynı seviyede olun, Benimle olun. Böylelikle, maziyi geride bırakmanız, onun hayatınızdaki konumunu idrak etmeniz ve aslında hayatınızda hiçbir yerinin olmadığını farketmeniz çok daha kolay olacaktır. Ah, evet, elbetteki onu çerçeveletip duvarınıza asmış olabilirsiniz; ancak geçmiş, hiçbir zaman eski bir fotoğraftan fazlası olamaz. Pençelerini size batırırken katı ve kararlıdır mazi. Hafızanız, onun üstüne resimler de çizse veya ondan küçük parçalar da koparsa bunu değiştiremezsiniz. Maziye odaklanmak, giyemediğiniz bir pantolonu onarmaya benzer. Onun üzerinize olması için yapabileceğiniz bir şey yoktur. Artık üzerinize göre değildir o. Modası bile geçmiştir.
Sevdiklerim, geçmişe yeterince hürmet gösterdiniz, ona yeterince riayet ettiniz, gereğinden çok daha fazlasını verdiniz ona. Hayali geçmiş, gerçekte düşmanınız değildir; fakat ona yönelik dikkatiniz ve alakanız size mani olabilir. Hayatınızı geriye doğru giderek yaşayamazsınız. Gelin, güverteye çıkın. Yürekten isteyerek bugünün teknesine binin ve sorumluluğu ona verin. Yüreğinizden maziyi söküp atarak ve onun gökyüzüne, ait olduğu yere uçup gitmesine izin vererek bugününüzü kurtarın. Unutun onu. Maziyi dışarıda bırakarak bugüne daha fazla yer açmış olursunuz, ondan daha çok keyif alırsınız. Film şeritleri gibi maziye dönerek değil, mukayese ederek değil; lakin yürekli bir dost gibi tam önünüzde beliren şekliyle, bugünden, bugün olarak mutluluk duyarsınız. Tüm dikkatinizi toplayarak karşılayın bugünü. Bugün, sahip olduğunuz her şeydir sevdiklerim.
Mazi geçip gittiği için kederlenmeyin. Bırakın gitsin o. Size yönelik hizmetini tamamlamıştır ve şimdi onun için ayrılma zamanıdır. Geçmişin arşivini tutmayın. Tüm o eski kağıtları çöpe atın. Daha nekadar sırtınızda taşıyabilirsiniz ki onları?
Tüm alanı bugüne ayırın. Maziye bağlılığın dayanılmaz yüküyle kendinizi engellemeyin ki, bugünün nasıl da kolay geçtiğini farkedesiniz. Düne asılıp kaldıkça bugüne engel koyarsınız. Gardrobunuzdaki maziye takılıp kalmaktansa onu “İyi Niyet” mevhumuna, bir diğer deyişle Tanrı’nın İradesine bağışlayın.
Bu sözde geçmişin fotoğrafını bile çekmeyin. Mazi, nehirdeki küçük balıklar gibidir. Eğer önüne bir set çekerseniz nehir akamaz ve balıklar da kendi yollarına gidemezler. Balıkları özgür bırakın. Nehir de günışığını yansıtarak aksın.
Misafirleriniz olduğunda, belirli bir süre sizi ziyaret edip sonra da evinizden ayrılır onlar. Mazi de böyledir, ayrılmaya hazır bir konuktur o. Mazi, üzerinde tarihin yazılı olduğu bir kaşe gibidir. Kaşenin kendisini defalarca kullanabilirsiniz, fakat tarih kısmı sadece bir gün için geçerlidir. Damgasının üzerinde bir tarih yazılıdır. Eğer tüm tarih kaşelerini bir araya toplarsanız “bugün” kullanılacak kaşeyi bulmanız çok zor olacaktır.
Geçmişi sizin için bu kadar değerli kılan, ondan çıkarımlar yapmanıza yol açan şey nedir? Sadakat hoş bir meziyettir; fakat geçmişe sadık kalmak hiç de hoş değildir. Nafiledir bu. Geçersizdir. Geçmişin size ihtiyacı yoktur; sizin de ona ihtiyacınız yoktur. Yeterince yad ettiniz onu. Artık, bugüne başlayın.
Çeviren: Engin Zeyno Vural