CENNET#2175 Küçük Şeyler Ekim 20, 2006
Adanmışlık, yaptığınız küçük hareketlerle gelir, tekrarlanan davranışlarla; tıpkı geceleri çocuğunuzun üstünü örtmeniz, bulaşıkları yıkamanız, yerleri süpürmeniz, merhaba demeniz, gülümsemeniz gibi. Günlük detaylarla, tıpkı ortalığı toplamak gibi.
Adanmışlık adına daha muazzam hareketler de vardır elbet, lakin daha az harikulade olan günlük davranışlar sağlam bir adanmışlığı ifade ederler. Yerine getirdiğiniz ve size çok da heyecan verici gelmeyen şeylerle hangi adanmışlık hali mukayese edilebilir ki? Bir zarfı yapıştırmak gibi, bir zarfı açmak gibi, bir faturayı ödemek gibi, kahve yapmak gibi, masayı temizlemek gibi. Aşinasınız adanmışlığa. Adanmış biri olaraktan kendinizi de tanıyın. Yaptığınız şeyler muazzam bir adanmışlığı gerektirmektedir. Özellikle de size çok fazla keyif vermeyen şeyleri yapmak adanmışlığı gerektirir, dataları bilgisayara girmek, beklemek, çekler yazmak, bir şeylerin bakımından mesul olmak, çöpü dökmek, trafikte araba kullanmak gibi.
Sizler kainata adanmışsınız sevdiklerim. Kabullenin adanmışlığınızı.
Siz sevmekte olansınız.
Dünyaya hizmet ediyorsunuz. Muazzam bir hizmet veriyorsunuz.
Yakınmamak muazzam bir hizmettir, kafaya takmamak, birilerini kutlamak, bir diğerinin dağınıklığını toplamak, yol kenarında beklemek, otobüse binmek, otobüsten inmek, bir yol dahilinde yürümek muazzam hizmetlerdir.
Hepinizin dünyaya bir hizmette bulunduğunuzun farkındayım ve teşekkür ediyorum size. Hayatın amaçlarına olan adanmışlığınız için teşekkür ediyorum size. Benim bıraktıklarımı toparladığınız için teşekkür ediyorum size. Sizlere günlük ufak tefek işler vermiştim ve siz de yapmaktasınız bunları. Benim ortalığı süpürmekte olduğum çalı süpürgesi gibisiniz sevdiklerim. Teşekkür ediyorum size. Kutsuyorum sizi. Siz ve Ben, aynı amaca hizmet ediyoruz.
Muazzam keşifler yapan büyük bir kaşif olmayı tercih edebilirdiniz ya da yeni diyarlar bulan bir öncü olmayı lakin muhafaza ile yükümlü olan artçı güçsünüz siz. Diğerlerinin ya da kendinizin daha önce düzinelerce ya da yüzlerce defa ayak basmış olduğu yerlerde yürümektesiniz. Kim daha fazla hizmet edebilir ki –namlı bir kahraman mı? – ya da farkında olmaksızın onun ardısıra ilerleyen ve yoldaki şeyleri toplayan birisi mi?
Adanmışlık göstergesi olan gündelik davranışlarınız için takdir ediyorum sizi, bir ödül ya da takdir hali olmaksızın durmaksızın verici olduğunuz alanlar için. Tevazuyla ayakkabıları boyarken erkelerin kralı kadınların kraliçesisiniz siz. Bana çok güzel bir şekilde hizmet ediyorsunuz.
Kolaydır muazzam bir ilerleme kaydetmek. İşler o denli de basit değildir her zaman, böyle olmasına karşın yerine getirirsiniz onları, her gün. Aynı mutfak tezgahını silersiniz, aynı yemekleri yaparsınız, aynı giysileri yıkar aynı giysileri katlarsınız. Tüm bunları dünyanın rahatı, huzuru için yaparsınız.
Şimdi idrak ettiniz küçük şeylerdeki büyüklüğünüzü, aynı şekilde diğerlerininkini de idrak edin. Gözlerinin içine bakın birisinin ve yaptığı şeyden dolayı ona teşekkür edin. Takdir duygusunun bahşedilmiş olması imtiyazına sahipsiniz. Teşekkür etmeye muktedir olmakla kutsanmışsınız. Dünyada yer aldığınız için, onu rahatlatıp yumuşattığınız için, onun gömleklerini ütüleyip astığınız, düğmelerini diktiğiniz ve olduğunuz gibi hizmet ettiğiniz için size Benim teşekkür ettiğim gibi teşekkür eden biri olun. Verilecek belirli bir hizmetiniz var ve onu veriyorsunuz. Katkılarından dolayı diğerlerine teşekkür etmeyi de hizmetinize dahil edin. Benden armağanlar sunun onlara. Cömert olun.
Mutlu olun bir diğerinin ayakkabılarını boyadığınız için. Mutlu olun buna muktedir olduğunuz için. Verdiğiniz hizmeti sağlamak için seçilmiş olmaktan dolayı memnuniyet duyun. Şükran duyun kendinize.
Çeviren: Engin Zeyno Vural