CENNET#2123 Üzerinde Yürünecek İpeksi Kumlar Ağustos 29, 2006
Tanrı dedi ki:
Tüm olasılıkları barındıran bir dünyada yaşamaktasınız. Öyleyse neden şaşırıyorsunuz birisi bir şey söylediğinde ya da yaptığında?
Sizi şaşırtan, ürküten ya da dehşete düşüren insanları kabullenmenin de sayısız yolu vardır. Kabullenmek değer vermekle aynı şey değildir. Tercihinden dolayı değer verin kişiye ve yanıt verme tercihinizi saygıdeğer kılın.
Her şey sizin üzerinize vazife değildir sevdiklerim. Olan bitenlere gücenip tepki göstermeniz gerekmez. Her şeyin sizin onay mührünüze ihtiyacı yoktur. Ya da kaygı ve korkularınıza ihtiyacı yoktur onların. Sizin söz hakkınız olsa da olmasa da insanlar yapacaklardır yapacaklarını ya da söyleyeceklerdir söyleyeceklerini. Size göre değildir herkesin çarklarını yağlamak. Ne onaylayan ne de onaylamayan olmak, size göre değildir. Enerjinizi koruyun sevdiklerim.
Her şey yolundadır dünyada. Onu düzeltmeniz gerekmez. Sizin gözünüzde kusurlu Benim gözümde ise kusursuzdur dünya. Her gün doğmaktadır güneş. Yıldızlar ortaya çıkmaktadır geceleri. Dalgaları vardır denizin ve üzerinde yürünecek ipeksi kumlar vardır. Neden, sevdiklerim, neden enerjinizin çoğunu diğer insanların neleri yapmaları ya da neleri yapmamaları gerektiği üzerine düşünerek harcıyorsunuz. Bu küçük şeylerin müfettişliğine kim tayin etti sizi? Gün boyunca yakınıp kınadığınız tüm şeyler küçük meselelerdir.
Gelin, sevginizi gösterin güneşe ve yağmura. Çiçekler bunlarla birlikte büyüyüp serpilirler. Yağmuru içen ve güneşe aşık çiçekler gibi olun. Her ikisince de kutsanmıştır çiçekler. Aziz canlarım, görmekte olduğunuz hatalardan bile keyif alabilirsiniz. Balkonunuzda, soğuk bir limonata eşliğinde haklarında gülmek için değil midir zaten onlar? Kimse bir özür borçlu değildir size. Çiçeklerle ilginecekken yabani otlara dikkatinizi verdiğiniz için sizin özür dilemeniz gerekir.
İtibar verin herkese. Hayali zamanın bu kısacık anında en iyi olduğunu düşündükleri şeyleri yapmaktadır onlar. Aynı şey sizin için de geçerlidir. Ne sayın ne de yargılayın yaptığınız hataları. Hiçbir şeydir onlar şimdi. Hepsi yok olmaktadır onların. Suçluluk duyacağınız hiçbir şey yoktur. Yeterince cezalandırdınız kendinizi. Sevdiklerim, hatalı davranmış olduklarınız, bu dünyada yaşasalar da yaşamasalar da uzun süre önce bağışladılar sizi. Siz hatırlıyorsunuz lakin unuttular onlar. Geçtiler o mevzuların üzerinden, ilerlediler ki siz de öyle yapmalısınız. Geçmişte neyi ihmal ettiyseniz ya da neye dahil olduysanız bir önemi yoktur bunların, zihniniz dışında hiçbir yerde kaydı yoktur onların. Hiçbir önemi yoktur bunların şimdi. Maziyi bırakmanız konusunda üsteliyorum size. Bir şeyi öğütleyip bir başka şey yapmıyorum. Maziden özgür kılındınız. Sizi özgür kılıyorum Ben, her birinizi.
Önemli olan ne hissettiğinizdir. Daha iyi hisler içinde olun kendiniz hakkında ki etrafınızdaki küçük hadiseler sıkmasın canınızı. Anlıyor musunuz şimdi neden mutlu olmakla yükümlü olduğunuzu? Sizin mutluluğunuz muazzam bir hizmettir kainata. Önemsiz şeylerden kurtarır bu zihninizi.
Kendi kederinizi diğerlerinin sözleri ve eylemleri ile bağlantılamıştınız. Özgür kılın kendinizi ki böylelikle diğerlerini de özgürleştirirsiniz.
Nazik olun şimdi. Yıkayıp atın maziyi alnınızdan. Mazinin ağırlığının gitmesine izin verin. Peşiniz sıra taşımadığınız sürece hiçbir ağırlığı yoktur onun. Zihninizdeki bir düşüncedir o, fazlası değil. Üzerinde düşünülecek pek çok güzel şey vardır. Size eziyet eden her şeyi boşaltın zihninizden ve doldurun onu sizi kutsayan şeylerle, tıpkı Benim sizi kutsadığım gibi, tıpkı sizi Benim beslediğim ve takdir ettiğim gibi. Biraz daha sevin bugün kendinizi böylelikle yarın daha da çok seveceksiniz. Arzu edin sevmeyi.
Çeviren: Engin Zeyno Vural