Heaven #3509 Muhteşem bir şekilde yürüyorsunuz
İnsana mı Tanrı’ya mı hizmet ediyorsunuz? İnsanları kendinize hayran bırakmak, onları etkilemek için mi yoksa Bana hizmet etmek için mi buradasınız? Bana hizmet etmek oldukça kolaydır; insanları memnun etmek ise çok daha zor. Yoksa Beni memnun etmenin zor olduğunu mu düşünüyordunuz? Yada kendinizin kolay olduğunu?
Bir kral yada kraliçe olsanız ve ülkenize hizmet etseniz bile Bana hizmet etmek durumundasınızdır. Belki de Bana hizmet etmenin ne anlama geldiği yeterince açık değildir. Belki de bunun bir şeylerden vazgeçmek anlamına geldiğini düşünüyorsunuz. Evet bencillikten, hırstan, tamahtan ve benzerlerinden vazgeçmek anlamına gelir bu. Yoksunluk hissinden vazgeçmek ve egonun başını ezmek anlamına gelir. Dünyayı inşa edersiniz, onun üstüne kendi suretinizin bir korkuluğunu dikmezsiniz.
Arkadaşlar edinirsiniz, hayranlar değil.
Hiç kimseye yüce bir paye biçmezsiniz. Herkese hizmet edersiniz. Bana hizmet etmenin erdemi yoluyla herkese hizmet edersiniz. Dünya hayatını yüceltirsiniz. Beni ise yüceltip yükseklerde konumlandıramazsınız çünkü zaten oradayımdır. Benden öte bir başka Tanrı daha yoktur. İdoller yaratmazsınız. Yoksa insanı kendi idolünüz mü yapmıştınız siz?
Tanınan biri olmanın arayışında olmayın. Bırakın talihiniz Ben olayım ve bu talihinizi paylaşın. Her bir nefesinizde Benim için soluk alırsınız. Nefesinizle dünyaya hayat verin, belki o da sizin yardımınızın ihtiyacı içindedir. Çiçekler ekmeniz ve yolları herkes için açıp kolay kılmanız için size vermiş olduğum gezegeni şifalandıran, iyi niyetli bir doktor olun. Doğal mirasınız budur.
Yol gösterensiniz, yolu paylaşan ve onu inşa edensiniz. Yolu siz gösteriyorsunuz. Yolu diğerleriyle paylaşıyor, onu inşa ediyor ve Bana doğru önderlik ediyorsunuz. Bunu çaba harcamadan yapıyorsunuz. Hizmet ederek gerçekleştiriyorsunuz. Hizmet etmenin ne anlama geldiğini düşünüyorsunuz ki? Daha azametli olmak anlamına geldiğini mi sanıyorsunuz? Daha yüksek bir mevkide bulunmak, daha şatafatlı bir ünvana sahip olmak anlamına geldiğini mi düşünüyorsunuz?
Belki de hizmet etmek dünyada yürüdüğünüz yoldur. Gözleriniz güneşte olsun ve sizi her nereye götürürse onu takip edin. Yalın bir insan sonraki adımını öncekinin ilerisine atar. Yazılı olmayan bir rotayı izler ve her bir adımıyla onu aydınlatır. Bana giden bir yol olağanüstüdür, ihtişam içindedir o. Sizi Bana getiren yol yürümeleri için diğerlerine de yol olur.
Hiç kimse Cennet kapısından tek başına geçemez. Yalnız başına seyahat edemez. Hareketleri diğerlerinin adımlarına bir ritim verir.
Orkestranın şefi sizsiniz.
Attığınız her adım önem taşır. Herkesin adımları önem taşır.
Herkesin el ele birlikte adım attığı, hep birlikte yürüdüğü günler çok yakındır. Herkes eş zamanlı olarak ve aynı tempoda adım attığı için yeryüzündeki bu yürüyüş gök gürültüsü gibi gümbür gümbür ilerleyecektir. Bu tempo sevgidir. Sevgi, bilinen yegane ritim haline gelecektir. Bundan daha düşük seviyeli bir ritme istinaden kim adım atmak ister ki zaten? Kim ayrılmak, kopup gitmek ister ki? Kim daldan dala konmak ister? Sevgi bir kez ışıldadı mı kim bundan daha az bir şeye iştirak etmek ister?
Benimle birlikte yürümek, birlikte adım atmak varken kim ayak uydurmamayı ister?
Dünyadaki konumunuzu gösteriyorum size, buna yönelik bir manzara koyuyorum önünüze. Dünyanın Cennet bilincine olan yürüyüşünde en önde gelen yürüyüşçülerden birisiniz. Dünya bunu anlıyor artık. Bu ritmi anlıyor; siz ise dünyanın bunu anlaması için, bu ritmin ne olduğunu anlaması için vazgeçilmez bir unsursunuz. En yüksek seviyedeki Birlik içindir o ritim. Sevgi içindir. Sizin içindir ve Benim için. Dünyanın “Bir”liği ve Sevginin “Bir”liği için varız Biz. Sevgimize hiçbir şey müdahale edemez artık. Yüreklerimiz sevgi ritminde çarpıyor, adımlarımız sevgi ritminde yol alıyor. Sevgi, sevgi, sevgi. Muhteşem bir şekilde yürüyorsunuz.
Çeviren: Engin Zeyno Vural