CENNET#2444 Aptalca şeyleri arşivlemek niye? 4 Ağustos 2007
Sizi isterim Ben. Dünyadaki herşeyden daha çok isterim sizi. Elbetteki size sahibim de, herzaman size sahibim; öyle ki istediğim tek şey Kimin Huzurunda olduğunuzu bilmenizdir sadece. Tasavvur ettiğiniz gibi bir mahkeme değildir durduğunuz bu yer. Bir mahkeme avlusu değildir. Her nevi yeşilliğin muhteşem bir şekilde serpilip büyüdüğü, güneşin hergün parladığı ve herşeyin sevginin buğusuyla sarılı olduğu harikulade bir bahçenin avlusunda bulunduğunuzu söyleyebiliriz. Yüreğimin avlusundaki bir şezlongda oturduğunuzu söyleyebiliriz.
Aziz çocuklarım lütfen Beni bir yargıç olarak düşünmeyin artık. Yargılamak Benim anlayışımın dışındadır. Yargılamayı bilmem Ben. Bildiğim şey sevmektir. Sevmek kolaydır Benim için. Üzerinde düşünmem bile gerekmez. Hangi yöne bakarsam bakayım severim Ben. Hangi yöne bakarsam bakayım sevgiyi görürüm Ben. Gördüğüm, Benim olduğum şeydir. Yargılamayı öğretmedim size, fakat siz kendiniz öğrendiniz bunu ve pek de iyi öğrendiniz. Ve elbetteki, dönem dönem yargılamaya yönelik tazeleyici yeni kurslar da gördünüz. Bu nevi sunulan pek çok kurs vardır. Nereye baksanız, yargılamaya yönelik bir ders alabilirsiniz. Bu derslerin hepsi de istisnasız çok acımasız ve katıdır.
Lakin artık bu müfredatın dışına çıkacaksınız. Benim Sevgi Bahçeme gelin, burada sevmeyi öğrenmek zorunda kalmayacaksınız. Yargılamaya yönelik öğrendiğiniz herşeyi bırakmak durumunda kalacaksınız; zira yargılamak sevgi değildir. Zihninizi yargılardan arındırmak zorunda kalacaksınız. Boşaltın zihninizi. Kalbinizi sevgiyle doldurun.
Sevgi yargılamaz. Kendisini yargılamaz o. Sevginin desteğiyle yargı kürsüsünü yıkın. Yargı, baştan kaybedilmiş bir davadır sevdiklerim. Sallantıdadır o, yalpalamaktadır. Patlak bir teker üzerinde yol almaktadır. Oysa sevgi başka bir taraftadır... Aslında sevgi sözkonusu olduğunda bir diğer taraf yoktur. Sevgi, her iki yanda da ellerini açık tutar. Sevgiyi almak ve vermek tek bir harekettir, iki farklı hareket değildir onlar. Ağaçlardaki çiçeklerin toparağa düşmesiyle, toprağın onları kabul etmesini biribirinden ayıramazsınız. Tek bir harekettir bu.
Değerlendirmelerinizi bir kenara bırakıp sevebilir misiniz? Yargılamak, belki de yargıladığınız kişiye göre kendinizi size üstün hissettiriyordur; siz Benim bahçemdeyken üstünlük ya da süflilik nasıl girer içeri? Benim pek anlayamadığım bir nevi şakadır bu.
Sevgi az ya da çok olmaz. Sevgi, az veya çok tabirleriyle anlatılamaz. Sevgi sadece sevgi olabilir. Sevginin bir zerresi bile yine de sevgidir, lakin sevgi söz konusu olduğunda zerreler yoktur. Sevgiyi ölçen kaplar yoktur. Bir testinin içine sıkıştırıp sığdıramazsınız sevgiyi. Kendi kendisinin devamı olan bir pınardır o. Akar, sürekli akar fakat asla tükenmez. Sevgiyle için sevdiklerim. Kendinizi belli edin ve diğerlerini de bu pınara getirin. Aslında onları sizin getirmeniz de gerekmez. Gözlerindeki hayranlıkla sizi takip edeceklerdir onlar. Tıpkı Gözlerimin bir nebze yargılama olmaksızın sizi hayranlıkla izlemesi gibi onlar da sizi takip edeceklerdir. Benim gözlerim görmesini bilir, sevgiyi görür onlar; zira sadece sevgi vardır. Olabilecek bir başka şey yoktur. Sevginin yanısıra varolduğunu zannettiğiniz şeyler gayet güzel arşivlenmiştir; fakat aptalca şeyleri arşivlemek niye?
Her zaman bulunduğunuz yere gelin. Hayallerinizin dışında—varolabileceğiniz bir başka yer yoktur. Şunu kabul edin, Benim nazarımın ve Benim sevgimin dışında olduğunuzu tasavvur etmekteydiniz, yani imkansız olanın hayali içindeydiniz. Hayal gücünüz pek kuvvetlidir, buna kuşku yok. Şimdi Hakikati hayal edin. Benim Hakikatimi ve kendi Hakikatinizi hayal edin, zira aynıdır onlar. Hakikati idrak edin. En azından merak edin. Nerede durduğunuzu ve beraberinizde Kimin olduğunu merak edin.
Çeviren: Engin Zeyno Vural