Please read the Guidelines that have been chosen to keep this forum soaring high!

CENNET#1950 YASAMDAKI ILAN PANOUS Mart 8, 2006

CENNET#1950 Yaşamdaki İlan Panosu Mart 8, 2006

Tanrı dedi ki:

Gelişmek için burada, Yeryüzündesiniz. Gelişmek, ilerlemek için burada olduğunuzu kabul edin böylece daha fazla tereddüt yaşamazsınız. Size neyi yapmanız gerektiği söylenirse söylensin onu yapma zorunluluğu duymadan yerine getirin. Telaşa kapılmak için burada değilsiniz.

Halbuki bazen yaşamın ilan panosuna neyin asıldığına bakmaya karar verebilir lakin orada asılı olanların hepsini seçip toplayamazsınız. Bazı kağıtları yırtıp onlarla ilgilenmeyerek yalnız uygun olanlarla da alakadar olamazsınız.. Yaşamın ilan panosu sizi yönlendirmek için oradadır.

Olayların sıralaması bazen sizin tercih ettiğiniz düzende olmaz. Erteleme şansınız olmayabilir. Araba yaklaşmaktadır, ya ona binersiniz ya da kaçırırsınız onu. Arabayı, nerelerden geçeceğini ve ne hızla gideceğini seçemeyebilirsiniz. Her zaman karar verebileceğiniz şey ise sevdiklerim, tercihlerinize nasıl bakacağınızdır. Yanıt verme şekliniz her zaman sizin tercihinizdir. Bu size muazzam bir alan yaratır.

Bu kainatın size bir yemek menüsü şeklinde sunulmasına benzer. Önce haşlanmış pancarları yiyin. Böylelikle sunulan bir sonraki yemek için yeni bir tabağınız olacaktır. Özgür iradeniz ve tercih hakkınız vardır, yalnızca her zaman sizin hoşlanacağınız kapsamda değildir onlar.

Bazen en sevdiğiniz tatlı sunulur size. Bazen leziz bir çorba ve krakerler, bazen ekmek ve su veya sadece su. Yaşamda her zaman bir şeyler sunulur size. Hiçbir zaman seçeneksiz olmazsınız. Bakış açınız her zaman sizin tercihinizdir. Hayata bakışınız her zaman sizin tercihinizdir. Tercih ettiğiniz şekilde tatlı, ekşi veya acı olabilirsiniz. Yaşamda hiçbir şey size zorla yutturulmaz, sevdiklerim.

Nezaketle kabul edebilirsiniz. Köpürüp geri de çevirebilirsiniz.

Neden şimdi hayata karşı nazik olmayasınız? Bir katkıda bulunun. Bu gün hangi ayakkabıları giyeceğinize karar vereceksiniz. Seçmek için on çift ayakkabınız da olabilir veya sadece iki çift, lakin yine de karar verirsiniz. Ayakkabılarınızı fırçalamayı seçebilirsiniz veya bunu yapmamayı. Aynı şekilde ruh halinizi de seçersiniz. Eğer hiç ayakkabınız yoksa da nazik bir şekilde ayakkabı seçmemek yerine neden münakaşa veya küskünlüğü tercih edersiniz?

Başka birinin evindeyken size su ikram ettiklerinde geri çevirir misiniz? Tüm istediğiniz sıcacık bir çay olabilir aslında ve lakin nezaketle alırsınız önünüze konulanı, size su ikram edildiği için. Ne faydası olur içmezseniz? Ne faydası olur sitem ederseniz? Suyu içmek doğru bir davranıştır ve sağduyulu da bir yaklaşımdır.

Konuk olduğunuzda ev sahibinize uyarsınız. Ev sahibi olduğunuzda da konuklarınıza uyarsınız. Yeryüzünde ise aynı zamanda hem ev sahibi hem de konuksunuzdur. Kainat size hizmet eder ve siz de ona. Sırayla olmaz bu. Aynı andadır, tıpkı Benimle sizin aranızdaki münasebet gibi. Rollerimizi oynadığımız anlamına da gelmez bu. Eş zamanlı ve karşılıklıdır. Gelin hayat verici, güçlendirici olalım biri birimize karşı.

Etrafınıza serilmiş seçenekleri görün. Hayal kırıklığı hissetmeyi seçebilirsiniz. Neşeyi, eğlenceyi bulmayı da seçebilirsiniz. Bir şeyleri en iyi hale getirmenizden daha iyi bir tavsiyedir bu. En iyiyi aramak mevcutların yeterince iyi olmadığını ve bir şeylerden mahrum kaldığınız gerçeğine gözlerinizi kapamanız gerektiğini hissettirir size. Mahrumiyet düşüncesini bir kenara bırakın. Muazzam bir rahmet şimdi buradadır.

Sıcak çay hoştur. Su da öyle.

Çeviren: Engin Zeyno Vural