Please read the Guidelines that have been chosen to keep this forum soaring high!

CENNET#1943 INSAN OLMANIN ANLAMI Mart 1, 2006

CENNET#1943 İnsan Olmanın Anlamı Mart 1, 2006

Tanrı dedi ki:

Dünyaya Cennetten gönderilmiş bir melek olduğunu kabullendiğinde değişecektir hayatın. Kesinlikle su yüzüne çıkacaktır bu. Hayatının temeli sağlam olacaktır. Sen de güçlü. Melek olmak için kanatlar gerekli değildir. İyi bir yürek yeterlidir ve onu kaldıracak şekilde dünyaya sade bir dokunuş arzusu. Bir hürriyet meleğisin sen, bir deniz fenerinin üzerinde duran ve senin rotan dahilindeki herkesi ve kitleleri hoşca selamlayan. İnayettir senin rotan.

Eğer incinirse biri, senin kalbin aracılığıyla iyileştirecektir onu Tanrı’nın inayeti. Şu andaki mevcut statünün yoktur bir önemi, senin görev alanına denk düşen herkesi ve herşeyi bir araya getirmek, birleştirmek için buradasın. Bir yaprak bile tesadüfen düşmez yere. Hiç bir ruh da tesadüfen çıkmaz karşına. Sevdiklerim, yürekleri onaransınız sizler.

Dünyevi melekler gürültü koparmazlar. Tüllerin ardından sessizce çalışırlar. Faaliyetleri farkedilmeyebilir ve lakin farkedilir bazı şeyler.

Şimdiye dek, İnsan Meleklerle karşılaşmış olduğunu bilirsin yolun dahilinde. Tıpkı bir garsonun önüne bir fincan kahve bırakması gibi pek çok meleğin de karşına çıkmış olduğunu bilirsin. Şimdi de kendinin, diğerlerinin önünde belirerek mevcudiyetinle onları kutsamak üzere tayin edilmiş bir melek olduğunu bil. Varlığın Beni düşündürecektir diğerlerine.

Melekler, tıpkı kanatlarını kapattıklarını hayal ettiğiniz gibi kapatırlar egolarını. Açıkcası bir kenara konur kişisel benlikler; bir an için bile bırakıldıklarında dahi kişisel benliklerin meleklik haliyle çatıştığı gayet iyi bilindiğinden dolayı.

Melekler sivil toplum görevlisi değillerdir. Müdahalede bulunmaz onlar. Bir ışık demeti şeklinde mevcutturlar ve onların ışığı ile karmaşık olan basit hale gelir. Meleklerin, ait olmayanı ve asla ait olmamış olanı sildiklerini farz edin. Tam ortanızda melekler olduğunu farz edin ve onlardan biri olduğunuzu.

Aydınlık vermek üzere gönderildin Yeryüzüne. Derin uykusundan uyanamayıp melek olma halini talep edemeyecek hiç kimse yoktur. Kendini iade etmeyi unuttuğun bir kütüphane kitabı olarak farzet. Şimdi geri götürüyorsun kendini, eski haline kavuşmuş bir melek olarak yeniden oluşturuyor ve sana anlam ifade eden o yere geri götürüyorsun kendini. Bir kitaplık rafına değil tabii ki kendi adına geri dönüyorsun ve senin adın sevgi, Benim aziz canım. Yaradılışında var olan nabzın sevgidir senin ve onun derinlerinde taşırsın bir meleğin nişanını.

Eğer inanamıyorsanız şayet hakiki bir melek olduğunuza bari en azından kusurlarınıza odaklanmayı bırakın. Kusursuz olma mecburiyetinde değildir dünyevi melekler. Sadece kendi kimliklerini hatırlamak zorundadır onlar. Kendilerini, kendilerine bildirmeleri gerekir onların, biri birilerine değil, sadece kendi kendilerine.

Bir ışık demeti yönlendiriyorum şimdi size doğru, tıpkı parıldayan bir barış asası gibi. Damgasını yüreğinize bırakacak olan. Şimdi bileceksiniz artık yüreğinizin muhtevasını ve neden ona sahip olduğunuzu. Tanrının Eli ebedi bir sevgi ışığı yerleştirmiştir içinize, asla gölgelenmeyecek, asla solmayaca; şimdi sizin elinizdir bu ışığı yükseklere, Melek Varlıklara doğru kaldıracak ve onu görünebilir kılacak olan.

Sizin çağrınız bir barış çağrısıdır.

Yüreğinizin sessizliğinde bugün, anımsayın kim olduğunuzu ve sizi neden gönderdiğimi. Yüreğiniz, en doğru yerine ve en doğru mevkisine iade edilmiştir yeniden. Melekler Benim sevgimin yüreğini taşırlar ve sen de bir meleksin, bir çark gibi fırıl fırıl döner yüreğin ve diğerlerini de döndürmeye başlar. Bir topaçmışcasına döndür yüreğini. Bu dönüşü şimdi başlat. Bir pervanedir o. Döndür, döndür yüreğini. Böylelikle bileceksin sadece bir melek değil aynı zamanda melekleri yaratan da olduğunu. Kimliğini kazanıyor ve böylelikle diğerlerini de hakiki konumlarına ve neden böylesine muhteşem bir şekilde Yeryüzünde olduklarına dair uyandırıyorsun.

Bu an itibariyle, İnsan olmanın anlamına dair daha berrak bir fikre sahipsin artık.

Çeviren: Engin Zeyno Vural